Burun kırığı ameliyatı yüz bölgesine alınan şiddetli bir darbe sonucu yerinden kayan, çatlayan veya parçalanan kemik ve kıkırdak yapıların, sağlıklı nefes alma fonksiyonunu ve estetik bütünlüğü geri kazandırmak amacıyla yeniden onarılması işlemidir. Yüzümüzün tam merkezinde yer alan burun, anatomik olarak travmalara en açık organımızdır ve meydana gelen yapısal bozukluklar sıklıkla ciddi hava yolu tıkanıklıklarını da beraberinde getirir. Gerçekleştirilen bu onarım süreci, hastanın doğal dokularına saygı duyularak solunum kanallarının tamamen açılmasını ve yüz simetrisinin yeniden tesis edilmesini hedefler. Zamanında ve doğru prensiplerle planlanan bir cerrahi müdahale, kalıcı şekil bozukluklarını önleyerek yaşam kalitesini ömür boyu güvence altına alır.
Burun Kırığı (Burun Kırığı) Şüphesi Olduğunda İlk Teşhis Nasıl Konulur?
Travma sonrasında tıbbi değerlendirme yapılırken sadece darbenin şiddeti değil baş ve boyun bölgesindeki olası diğer yaralanma ihtimalleri de dikkatlice gözden geçirilir. Burnun şiddetli bir şekilde kanaması, dokunmakla artan yoğun ağrı ve hızla ortaya çıkan şişlik, kırığın en temel habercileridir. Bu noktada darbeden sonraki ilk birkaç saat son derece değerlidir. Henüz dokular aşırı derecede su toplayıp şişmediği için elle yapılan fiziksel muayene çok net sonuçlar verir.
Geleneksel röntgen filmlerinin kullanımı güncel tıp yaklaşımlarında oldukça azalmıştır. Röntgen filmleri genellikle kıkırdak yapıları göstermez ve yanıltıcı olabilir. Basit kemik çatlaklarında sadece iyi bir klinik muayene yeterli olurken, kemiklerin çok parçaya ayrıldığı karmaşık durumlarda Bilgisayarlı Tomografi çekilmesi tercih edilir. Tomografi, kemik ve kıkırdak yapıların milimetrik detaylarını göstererek tedavi planlamasını büyük ölçüde kolaylaştırır. Ayrıca burun içinin özel endoskopik kameralarla incelenmesi, içeride oluşan doku yırtıklarının net tespiti için hayati önem taşır.
Burun Kırığı Sonrası Acil Müdahale Gerektiren Septal Hematom Nedir?
Yüz bölgesine alınan şiddetli darbelerden sonra en çok dikkat edilmesi gereken konulardan biri septal hematom adı verilen durumdur. Burnun sağ ve sol deliklerini birbirinden ayıran orta bölme, temel olarak kıkırdak bir yapıdan oluşur ve üzerini kaplayan ince bir zar sayesinde kanlanıp beslenir. Darbe sonucunda bu ince zar ile kıkırdak arasına kan sızarak orada bir kan kesesi oluşturabilir.
Bu durum dışarıdan her zaman belli olmasa da içeride ciddi bir baskı ve tıkanıklık yaratır. Zar ile kıkırdak arasına kan girdiğinde kıkırdak dokusu ihtiyacı olan oksijeni alamaz. Müdahale edilmediği takdirde çok kısa bir süre içinde kıkırdak dokusu tamamen erimeye başlar. Kıkırdağın erimesi, burnun taşıyıcı direğinin yıkılması anlamına gelir ve sonuçta semer burun adı verilen kalıcı çökme deformitesi oluşur. Bu sebeple içeride biriken kanın acil olarak boşaltılması son derece önemlidir.
Burun Kırığı Ameliyatsız Düzelir mi ve Kapalı Redüksiyon İşlemi Nedir?
Her burun travması mutlaka büyük ve kapsamlı bir cerrahi operasyon gerektirmez. Darbe sonrasında kemikler yerinden oynamış ancak kendi içinde çok fazla parçalanmamışsa, kapalı redüksiyon adı verilen daha basit bir düzeltme işlemi rahatlıkla uygulanabilir. Bu yöntemde burnun dışından veya içinden herhangi bir neşter kesisi yapılmaz. Özel olarak tasarlanmış aletler ve dikkatli el manevraları sayesinde, yerinden kayan kemik parçalar eski doğal yuvalarına oturtulur.
Bu işlemde başarıyı belirleyen en kritik unsur doğru zamanlamadır. Olayın yaşandığı ilk saatler, müdahalenin en kolay yapıldığı ideal anlardır. Eğer bu fırsat kaçırılırsa, burnun şeklini doğru değerlendirebilmek adına şişliklerin tamamen inmesi beklenir. Bu bekleme süresi genellikle olayın üzerinden geçen üçüncü ile onuncu gün aralığına denk gelir. İki haftalık süre aşıldığında kemikler bulundukları yanlış pozisyonda birbirine kaynamaya başlar ve basit oturtma işlemleri artık hiçbir işe yaramaz.
Hangi Durumlarda İleri Düzey Burun Kırığı Ameliyatı (Septorinoplasti) Yapılır?
Basit el manevralarının yeterli olmadığı, kemiklerin çoklu parçalara ayrıldığı, kıkırdak yapının ciddi şekilde eğrildiği veya üzerinden aylar geçerek yanlış kaynamış olan durumlarda kesin ve kalıcı çözüm septorinoplasti operasyonudur. Bu kapsamlı operasyon içerideki hava yolu problemlerini kalıcı olarak çözmeyi ve dışarıdaki şekil bozukluklarını estetik olarak kusursuzca onarmayı amaçlar.
Bu uzun soluklu onarım sürecinde açık veya kapalı cerrahi yaklaşımlar bulunur. Açık teknikte, iki burun deliğinin arasındaki bölgeden yapılan küçük bir kesi ile burnun iç yapısı doğrudan gözlemlenerek çalışılır. Özellikle çok parçalı ve karmaşık hasarlarda, her milimetreyi görerek düzeltmek için büyük bir avantaj sağlar. Kapalı teknikte ise tüm müdahaleler burun deliklerinin içinden yapılarak dışarıda herhangi bir iz bırakılması engellenir. Hangi tekniğin uygulanacağı, hasarın boyutuna göre tamamen hastanın mevcut durumuna özel olarak belirlenir.
Burun Kırığı Ameliyatı Sırasında Piezo Teknolojisinin Avantajları Nelerdir?
Travmatik hasarların cerrahi onarımında günümüzde kullanılan en büyük teknolojik yeniliklerden biri ultrasonik ses dalgalarıyla çalışan Piezo teknolojisidir. Eski dönemlerde kemikleri şekillendirmek için sıklıkla başvurulan çekiç ve keski gibi geleneksel aletler, yerini tamamen bu modern ve zarif sisteme bırakmıştır. Piezo cihazı, yaydığı mikro titreşimler sayesinde sadece sert dokular üzerinde çalışır. Sağladığı temel faydalar şunlardır:
- Milimetrik kesim
- Hassas şekillendirme
- Kontrollü düzeltme
- Yumuşak doku koruması
- Azalmış kanama
- Düşük morluk
- Hızlı iyileşme
Cihazın uç kısmı kıkırdak, damar veya sinir gibi yumuşak dokulara temas ettiğinde otomatik olarak durur ve kesinlikle zarar vermez. Çekiç darbelerinin yaratabileceği kontrolsüz kemik çatlakları riski bu sayede tamamen ortadan kalkar. Çevre dokular mükemmel şekilde korunduğu için operasyon sonrasında çok daha rahat ve ağrısız bir iyileşme dönemi geçirilir.
Burun Kırığı Onarımında Koruyucu Rinoplasti Ne Anlama Geliyor?
Burun cerrahisi felsefesinde son yıllarda devrim niteliğinde bir değişim yaşanmıştır. Burnun hasarlı kısımlarını tamamen yıkıp baştan inşa etmek yerine, var olan doğal dokuları özenle koruyarak yeniden şekillendirme yaklaşımı daha fazla ön plana çıkmıştır. Koruyucu rinoplasti adı verilen bu yenilikçi yöntemde burnun sırt kısmındaki doğal anatomik bağlar ve kıkırdak bütünlüğü kesinlikle bozulmaz.
Kemerli veya asimetrik görünümü düzeltmek için burnun çatısı geleneksel yöntemlerdeki gibi tıraşlanmaz. Bunun yerine burnun temelini oluşturan yan duvarlardan çok ince kemik şeritleri dikkatlice çıkarılır. Çatı hiçbir bütünlüğü bozulmadan bir asansör gibi yavaşça aşağıya indirilir. Bu nazik yaklaşım solunum kanallarının doğal yapısını muhafaza ederken karakteristik burun sırtı görünümünün ömür boyu aynen kalmasını sağlar.
Burun Kırığı Sonrası Ciddi Çökmelerde Hangi Kıkırdak Kaynakları Kullanılır?
Şiddetli darbelere bağlı olarak veya zamanında tedavi edilmemiş kan birikmeleri sonucunda burnun ana taşıyıcı desteği tamamen çökebilir. Burnun sağlam yapısını yeniden inşa edebilmek için vücudun kendi dokularından elde edilen güçlü destek malzemelerine ihtiyaç duyulur. Bu amaçla kullanılan kıkırdak kaynakları şunlardır:
- Kaburga kıkırdağı
- Kulak kıkırdağı
- Orta bölme kıkırdağı
Burun ucundaki ufak estetik şekillendirmeler için daha yumuşak ve esnek olan kulak kıkırdağı çoğu zaman yeterli olabilir. Ancak ana taşıyıcı direk tamamen yıkılmışsa, çok daha sert ve dayanıklı olan kaburga kıkırdağına başvurulması zorunludur. Özel tekniklerle şekillendirilen bu kıkırdaklar, burnun güçlü ve sağlıklı yapısını uzun yıllar boyunca sorunsuz bir şekilde korumasına olanak tanır.
Çocuklarda Meydana Gelen Burun Kırığı Vakalarına Yaklaşım Nasıldır?
Gelişim çağındaki çocuklarda karşılaşılan kırık vakaları, yetişkinlere kıyasla çok daha hassas ve dikkatli bir değerlendirme süreci gerektirir. Çocukların yüz kemikleri ve kıkırdak yapılarındaki büyüme merkezleri henüz son derece aktif durumdadır. Bu gelişim bölgelerine yapılacak gereksiz ve agresif bir cerrahi müdahale, ilerleyen yaşlarda yüzün tamamen asimetrik büyümesine neden olabilir.
Bu yüzden çocuk hastalarda temel kural her zaman koruyucu ve bekleyici olmaktır. Nefes almayı tamamen engelleyen çok ciddi bir tıkanıklık veya gözle görülür çok büyük bir eğrilik yoksa, detaylı operasyonlar kemik gelişiminin tamamen bittiği on sekiz yaşına kadar ertelenir. Müdahale edilmesi zorunlu olan acil durumlarda ise sadece sorunu çözecek kadar, büyüme merkezlerine asla dokunmadan son derece sınırlı işlemler gerçekleştirilir.
Burun Kırığı Ameliyatı Öncesi ve Sonrası İyileşme Sürecinde Neler Beklenir?
Başarılı ve kalıcı bir sonucun elde edilmesi, cerrahi teknik kadar iyileşme sürecindeki düzene ve dikkatli bakıma da bağlıdır. Operasyondan belli bir süre önce kanamayı artırabilecek her türlü kan sulandırıcı ilacın ve bilinçsiz tüketilen bitkisel takviyelerin kullanımı kesinlikle durdurulmalıdır. Ameliyat sonrasında başın yüksekte tutulması ve yüze düzenli soğuk kompres uygulanması ödemin hızlıca dağılmasını büyük oranda destekler.
Günümüzde nefes almayı engellemeyen modern silikon yapraklar kullanıldığı için eskiden bilinen o acılı ve zorlu tampon çıkarma süreçleri artık kesinlikle yaşanmaz. İlk birkaç gün sızıntı şeklinde ufak kanamalar görülmesi beklenen bir durumdur. İyileşme sürecinde dikkat edilmesi gerekenler şunlardır:
- Dinlenme
- Yüksek yastık kullanımı
- Soğuk kompres
- Hapşırırken ağzın açık tutulması
- Ağır sporlardan kaçınma
- Darbelerden korunma
- Gözlük takmama
Birinci haftanın sonunda burun üzerindeki koruyucu destekleyici ateller çıkarılır ve günlük hayata yavaş yavaş dönülür. Ancak burnun içindeki dokuların tam anlamıyla iyileşip kemiklerin nihai şekline kavuşması yaklaşık olarak altı ay ile bir yıl arasında değişen uzun bir zaman dilimini kapsar.
Kaynak: https://drmuratsongu.com/kirik-burun-burun-kirigi-ameliyati/

1976 yılında İzmir’de doğan Prof. Dr. Murat Songu, İzmir Atatürk Lisesi sonrası 1994 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne girdi. Kulak Burun Boğaz Hastalıkları uzmanlık eğitimini Celal Bayar Üniversitesi’nde tamamladı. 5 Eylül 2014 tarihinde Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Hastanesi’nde yapılan sözlü sınavı ile “Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Doçenti” olmaya hak kazandı. Türk Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Derneği Bursu’nu kazanarak Şubat 2016 – Mayıs 2016 tarihleri arasında Amerika’da Pittsburgh şehrinde UPMC (University of Pittsburgh Medical Center)’da Robotik Cerrahi Ünitesi’nde çalıştı. 2 Nisan 2021 tarihinde “Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Profesörü” olmaya hak kazandı. Evli ve iki çocuk (Ayşe Songu, Selim Songu) babasıdır.

