Retina, gözün arka bölümünde yer alan ve ışığı algılayarak sinirsel uyarılara dönüştüren sinir dokusudur. Görme sürecinin temelini oluşturur ve görüntülerin beyne iletilmesini sağlar. Retina hücrelerinde meydana gelen yapısal veya fonksiyonel bozukluklar ciddi görme kayıplarına neden olabilir.
Retina hastalıkları nelerdir sorusu, bu hassas dokuda gelişen dejeneratif, vasküler ve inflamatuar patolojileri kapsar. Diyabetik retinopati, yaşa bağlı makula dejenerasyonu ve retina dekolmanı en sık görülen klinik tablolardır. Erken tanı, kalıcı görme kaybının önlenmesinde kritik öneme sahiptir.
Retina yırtılması belirtileri arasında ani ışık çakmaları, uçuşan cisimler ve görme alanında perde hissi yer alır. Bu semptomlar acil oftalmolojik değerlendirme gerektirir. Zamanında müdahale edilmediğinde retina dekolmanı gelişebilir ve kalıcı görme kaybı ortaya çıkabilir.
Retina tedavi yöntemleri, hastalığın türüne ve evresine göre planlanır. Lazer fotokoagülasyon, intravitreal enjeksiyonlar ve vitrektomi cerrahisi sık uygulanan yöntemlerdir. Düzenli göz muayenesi, risk grubundaki bireylerde erken teşhis ve etkin tedavi açısından önem taşır.
| Bilmeniz Gerekenler | Bilgi |
| Retina Nedir? | Retina (ağ tabaka), göz küresinin arka kısmında yer alan, ışığa duyarlı sinir dokusudur. Görme işlevinin temelini oluşturur ve gelen ışık sinyallerini elektriksel impulslara dönüştürerek optik sinir aracılığıyla beyne iletir. |
| Retinanın Anatomik Yapısı | Retina; fotoreseptör hücreler (çubuk ve koni hücreleri), bipolar hücreler, ganglion hücreleri ve destek dokulardan oluşur. Makula, retinanın merkezinde yer alır ve detaylı merkezi görmeden sorumludur. Fovea ise makulanın en keskin görmeyi sağlayan bölümüdür. |
| Çubuk Hücreler | Düşük ışıkta ve gece görmeden sorumludur. Siyah-beyaz görmeyi sağlar ve periferik görmede etkilidir. |
| Koni Hücreler | Renkli ve detaylı görmeden sorumludur. Özellikle gün ışığında ve merkezi görmede etkilidir. |
| Retinanın Görevi | Işığı algılamak, görsel bilgiyi işlemek ve optik sinir aracılığıyla beyne iletmek. Sağlıklı bir retina, net ve keskin görmenin temel şartıdır. |
| Retina Hastalıkları Genel Tanım | Retina hastalıkları, retinanın yapısını ve işlevini etkileyen, görme kaybına yol açabilen hastalıklardır. Erken tanı ve tedavi görmenin korunması açısından kritik öneme sahiptir. |
| Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu (YBMD) | Özellikle ileri yaşta görülen, makulayı etkileyen ve merkezi görme kaybına neden olan dejeneratif bir hastalıktır. Kuru ve yaş tip olmak üzere iki formu vardır. |
| Diyabetik Retinopati | Diyabet hastalarında yüksek kan şekeri nedeniyle retina damarlarının hasar görmesi sonucu ortaya çıkar. İlerleyici görme kaybına neden olabilir. |
| Retina Dekolmanı | Retinanın altındaki destek dokudan ayrılmasıdır. Ani ışık çakmaları, uçuşan cisimler ve perde inmesi şeklinde görme kaybı ile kendini gösterebilir. Acil müdahale gerektirir. |
| Retina Yırtığı | Retina dokusunda oluşan yırtılmadır. Tedavi edilmezse retina dekolmanına ilerleyebilir. |
| Makula Deliği | Makulada tam kat defekt oluşmasıdır. Merkezi görmede bulanıklık ve bozulma ile seyreder. |
| Epiretinal Membran | Retinanın yüzeyinde zar oluşumudur. Görme bulanıklığı ve görüntüde eğrilik (metamorfopsi) yapabilir. |
| Retinitis Pigmentosa | Genetik geçişli, ilerleyici retina hastalığıdır. Gece körlüğü ve periferik görme kaybı ile başlar. |
| Retina Ven ve Arter Tıkanıklıkları | Retina damarlarının tıkanması sonucu ani ve ağrısız görme kaybı gelişebilir. Acil değerlendirme gerektirir. |
| Retina Hastalıklarının Belirtileri | Görme bulanıklığı, merkezi veya periferik görme kaybı, ışık çakmaları, uçuşan cisimler, görüntüde eğrilik ve ani görme azalması en sık belirtilerdir. |
| Tanı Yöntemleri | Göz dibi muayenesi, optik koherens tomografi (OCT), fundus fotoğrafı, floresan anjiyografi ve ultrasonografi tanıda kullanılan başlıca yöntemlerdir. |
| Tedavi Yöntemleri | Lazer tedavisi, intravitreal enjeksiyonlar, vitrektomi cerrahisi ve medikal tedaviler hastalığın türüne göre uygulanır. Erken müdahale görme kaybını azaltabilir. |
Retina Nedir ve Nasıl Çalışır?
Retina, göz küresinin arka kısmını kaplayan, sinir hücrelerinden oluşan ince ve ışığa duyarlı bir tabakadır. Embriyolojik olarak merkezi sinir sisteminin bir uzantısıdır. Bu nedenle retina, yalnızca bir göz dokusu değil; aynı zamanda nörolojik bir yapıdır.
Retinada iki temel fotoreseptör hücre bulunur: çubuk (rod) hücreleri ve koni (cone) hücreleri.
- Çubuk hücreleri düşük ışıkta görmeyi sağlar ve gece görüşünde etkilidir.
- Koni hücreleri ise renkli ve ayrıntılı görmeden sorumludur.
Retinanın merkezinde yer alan ve “makula” olarak adlandırılan bölge, keskin ve detaylı görmenin sağlandığı alandır. Okuma, araç kullanma ve yüz tanıma gibi hassas görme gerektiren aktiviteler makula sayesinde mümkün olur.
Işık, kornea ve göz merceğinden geçerek retinaya ulaştığında fotokimyasal bir süreç başlar. Bu sürece fototransdüksiyon adı verilir. Fotoreseptör hücreler ışığı elektriksel sinyallere dönüştürür ve bu sinyaller optik sinir aracılığıyla beyne iletilir. Beynin görme korteksinde işlenen bu sinyaller, görüntü olarak algılanır.
Retina Hastalıkları Nelerdir?
Retina hastalıkları; damar yapısını, fotoreseptör hücreleri veya destek dokuları etkileyebilir. Bazıları yaşa bağlı gelişirken, bazıları sistemik hastalıklarla ilişkilidir.
Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu (Sarı Nokta Hastalığı)
Yaşa bağlı makula dejenerasyonu (YBMD), özellikle 50 yaş üzerindeki bireylerde görülen, makula bölgesinin dejenerasyonu ile karakterize bir hastalıktır.
İki tipi bulunur:
- Kuru tip (atrofik): Daha yavaş ilerler.
- Yaş tip (neovasküler): Retina altında anormal damar oluşumu ile seyreder ve daha hızlı görme kaybına yol açabilir.
Hastalar genellikle düz çizgileri eğri görme (metamorfopsi), merkezi görmede bulanıklık veya karanlık alan fark edebilir.
Diyabetik Retinopati
Diyabetik retinopati, uzun süreli diyabetin retina damarlarında oluşturduğu mikrovasküler hasar sonucunda gelişir.
Yüksek kan şekeri seviyeleri, retina kılcal damarlarında sızıntı, tıkanma ve yeni, sağlıksız damar oluşumuna neden olabilir. Bu durum ileri evrede vitreus içine kanama veya retina dekolmanına yol açabilir.
Erken dönemde belirti vermeyebilir. Bu nedenle diyabet tanısı olan bireylerin düzenli göz dibi muayenesi yaptırması önemlidir.
Retina Dekolmanı
Retina dekolmanı, retinanın altındaki destek dokudan ayrılması durumudur. Bu durum acil değerlendirme gerektirir.
Belirtiler arasında ani ışık çakmaları (fotopsi), uçuşan cisimler (floaters) ve görme alanında perde inmesi hissi yer alabilir. Tedavi edilmediğinde kalıcı görme kaybı gelişebilir.
Retina Damar Tıkanıklıkları
Retinal ven veya arter tıkanıklıkları, ani görme kaybına neden olabilen vasküler olaylardır. Genellikle hipertansiyon, diyabet ve kardiyovasküler hastalıklarla ilişkilidir.
Arter tıkanıklıkları genellikle ani ve ciddi görme kaybı ile seyrederken, ven tıkanıklıkları daha değişken klinik tablo gösterebilir.
Retinitis Pigmentosa
Retinitis pigmentosa, kalıtsal geçiş gösterebilen ve fotoreseptör hücrelerin ilerleyici dejenerasyonu ile seyreden bir hastalıktır.
Genellikle gece körlüğü (niktalopi) ile başlar ve zamanla periferik görme kaybı gelişir. Hastalık ilerledikçe görme alanı daralabilir.
Retina Hastalıklarının Belirtileri Nelerdir?
Retina hastalıklarının belirtileri etkilenen bölgeye ve hastalığın tipine göre değişiklik gösterir. En sık görülen semptomlar şunlardır:
- Görme bulanıklığı
- Merkezi görmede bozulma
- Işık çakmaları
- Uçuşan cisimler
- Görme alanında karanlık alanlar
- Ani görme kaybı
Bu belirtiler her zaman ciddi bir hastalığı işaret etmeyebilir; ancak ani gelişen veya ilerleyici şikayetlerde göz hastalıkları uzmanına başvurulması gerekir.
Tanı Süreci Nasıl İlerler?
Retina hastalıklarının değerlendirilmesinde ayrıntılı bir göz muayenesi temel basamaktır.
Tanıda kullanılan yöntemler arasında:
- Göz dibi muayenesi (fundoskopi)
- Optik koherens tomografi (OCT)
- Fundus florosein anjiyografi (FFA)
- Göz ultrasonografisi
OCT, retinanın katmanlarını mikron düzeyinde görüntüleyerek yapısal değişiklikleri ortaya koyar. FFA ise damar yapısını değerlendirmede kullanılır.
Tanı süreci, hastanın sistemik hastalık öyküsü ve kullandığı ilaçlar dikkate alınarak planlanır. Her hastada aynı tetkiklerin yapılması gerekmez; klinik değerlendirme bireysel olarak şekillendirilir.
Tedavi Yaklaşımları
Retina hastalıklarının tedavisi, hastalığın tipine, evresine ve hastanın genel sağlık durumuna göre değişir.
Uygulanan yöntemler arasında:
- İntravitreal enjeksiyonlar
- Lazer tedavileri
- Cerrahi girişimler (örneğin vitrektomi)
- Sistemik hastalığın kontrolü
Örneğin diyabetik retinopatide kan şekeri regülasyonu temel basamaklardan biridir. Yaş tip makula dejenerasyonunda ise anti-VEGF enjeksiyonları kullanılabilir. Ancak hiçbir tedavi yöntemi her hasta için aynı sonucu garanti etmez. Klinik kararlar bireysel değerlendirme ile alınır.
Retina Sağlığını Korumak Mümkün mü?
Retina hastalıklarının tümü önlenebilir değildir. Ancak bazı risk faktörlerinin kontrolü önemlidir:
- Diyabet ve hipertansiyonun düzenli takibi
- Sigara kullanımından kaçınma
- Düzenli göz muayenesi
- Ani görme değişikliklerinde gecikmeden başvuru
Özellikle 40 yaş sonrası düzenli göz kontrolleri, erken tanı açısından önem taşır.

