Cuma, Mart 13, 2026

Sütyen Ölçüsü Nasıl Belirlenir?

Sütyen ölçüsü, göğüs altı çevrenizin ve göğsünüzün en dolgun kısmından geçen çevre genişliğinin...

Göğüsler Neden Sarkar? Sarkık...

Göğüsler; yaşlanma, yerçekimi, hamilelik, emzirme ve ani kilo değişimleri sebebiyle cilt elastikiyetinin kaybolması...

Damla Silikon İmplant mı,...

Damla silikon implant mı, yuvarlak silikon implant mı sorusunun yanıtı, hedeflenen dekolte dolgunluğuna...

Memede Silikon Protez Kayması:...

Memede silikon protez kayması (malpozisyon), meme büyütme estetiği sonrasında yerleştirilen implantın ilk oluşturulan...
Ana SayfaHastalıklarRadyolojiProstat Hastalıkları

Prostat Hastalıkları

Prostat hastalıkları; erkek üreme ve boşaltım sisteminin kesişim noktasında yer alan prostat bezinde meydana gelen iyi huylu büyüme, doku iltihaplanması (prostatit) ve hücresel mutasyonlara bağlı kanser oluşumu gibi tıbbi durumların genel adıdır. Yaşlanma süreciyle birlikte hücresel yapısı değişen bu organ, idrar kanalına yaptığı baskı neticesinde yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebilir. Zamanında müdahale edilmeyen hücresel bozulmalar, ilerleyen süreçte mesane ve böbrek fonksiyonlarını doğrudan tehdit eden kalıcı hasarlara zemin hazırlar. Hastalığın türüne, hücresel karakterine ve ilerleme seviyesine göre modern tıbbın sunduğu güncel tedavi protokolleri sayesinde boşaltım sistemi sağlığı güvenle koruma altına alınmaktadır.

Prostat Hastalıkları Kapsamında Prostat Bezinin Anatomik Konumu ve Temel Görevleri Nelerdir?

Prostat bezi, erkeklerde bulunan, idrar torbasının hemen altında yerleşmiş ve idrar kanalını çepeçevre saran, ceviz büyüklüğünde kritik bir organdır. Bu organın vücudumuzdaki en temel işlevi üreme sisteminin sağlıklı bir şekilde çalışmasını desteklemektir. Meninin sıvı hacminin önemli bir bölümünü doğrudan bu bez üreterek spermlerin vücut dışında canlı kalmasını, beslenmesini ve hareketliliğini en üst düzeye çıkarmasını sağlar. Ürettiği bu özel salgı kimyasal olarak alkali bir yapıya sahiptir. İnsanların doğal üreme sürecinde kadın üreme sisteminin sahip olduğu yüksek asidik ortama karşı spermleri koruyucu ve nötralize edici bir kalkan görevi üstlenir.

Bu koruyucu sıvının içerisinde hücreleri koruyan sitrik asit, bakterilere karşı koruma sağlayan çinko ve kanda ölçümünü yaptığımız prostat spesifik antijen enzimi çok yoğun olarak bulunur. Bezin idrar kanalını bir yüzük gibi saran bu anatomik yerleşimi, dokuda meydana gelebilecek en ufak bir büyümenin veya hücresel değişimin doğrudan boşaltım sistemini sıkıştırmasına yol açar. Yıllar içindeki hücresel çoğalma, organın dışındaki çok sert kapsül nedeniyle dışarıya doğru genişleyemez. Bezin orta kısmı iyi huylu büyümelere sahne olurken, daha dışta kalan bölgeleri genellikle kötü huylu tümör oluşumlarına ev sahipliği yapar. Anatomik bütünlüğün bu şekilde bozulması ilerleyen yıllarda tedavisi gereken sorunlara neden olur.

İyi Huylu Prostat Hastalıkları Hücresel Düzeyde Nasıl Gelişir?

İyi huylu hücresel doku çoğalması, ileri yaş grubundaki erkeklerde prostat dokusunun hacimsel olarak büyüyerek idrar yolunu daraltması sürecidir. Yaşlanma süreci ve hormonal döngülerdeki dalgalanmalar bu tablonun ana sorumlusudur. Erkeklik hormonu olan testosteron, prostat dokusu içine ulaştığında enzimlerle çok daha güçlü farklı moleküllere dönüştürülür. Meydana gelen bu biyokimyasal dönüşüm, hücresel düzeyde sürekli bir çoğalma ve doku büyüme sinyali yaratır. Yıllar boyunca kesintisiz olarak bu çoğalma sinyallerine maruz kalan hücreler, idrar kanalını yavaş yavaş ve sinsi bir şekilde daraltmaya başlar.

Bu durum sadece basit bir boyut artışı değildir. Aynı zamanda idrar torbasının ve alt üriner sistemin uyumlu çalışma mekanizmasını bozan çok kompleks bir süreçtir. Mesane, önündeki bu mekanik engeli aşabilmek ve idrarı dışarı atabilmek için kaslarını çok daha fazla çalıştırır. Sürekli zorlanan bu mesane kasları zamanla kalınlaşır, esnekliğini yitirir ve bir süre sonra yorularak görevini tam yapamaz hale gelir. Elli yaşın üzerindeki erkeklerin yarısında, seksen yaşın üzerindekilerin ise çok büyük bir bölümünde hücresel düzeyde bu doku büyümesi açıkça mevcuttur. Kronik iltihaplanma süreçlerinin de zaman zaman bu hücresel değişime eşlik etmesiyle anatomik tablo giderek daha ağırlaşır ve hastayı bir sağlık kuruluşuna başvurmak zorunda bırakır.

İyi Huylu Prostat Hastalıkları Belirtileri Nelerdir?

Büyüyen dokunun idrar yollarında yarattığı tıkanıklık ve mesanenin buna verdiği tepkiler, hastaların günlük yaşantısında çeşitli zorluklara neden olur. Hastaların hissettiği şikayetler temel olarak depolama, boşaltma ve işeme sonrasında yaşanan sorunlar olarak kategorize edilir. Mesanenin idrar biriktirme kapasitesindeki azalma ve kasların ufacık miktarlarda idrara bile aşırı hassasiyet göstermesi şiddetli depolama sorunlarını yaratır. Kanalın mekanik olarak sıkışması boşaltım sorunlarını, idrar bittikten sonra mesane kasının tam gevşeyememesi ise işeme sonrası şikayetleri tetikler.

Klinikte en sık karşılaştığımız temel belirtiler şunlardır:

  • Noktüri
  • Sıkışma
  • Damlama
  • Çatallanma
  • Gecikme

Gece uykudan uyanıp defalarca tuvalete gitme ihtiyacı yaratan noktüri, hastaların yaşam kalitesini ve psikolojisini en derinden sarsan semptomların başında gelir. Sağlıklı ve kesintisiz bir uykunun her gece bölünmesi, gün içindeki enerji seviyesini doğrudan düşürür. Tuvalete yetişememe korkusu ve aniden gelen şiddetli sıkışma hissi, hastanın dışarıdaki sosyal aktivitelerini ve sosyalleşmesini bile engelleyecek boyutlara ulaşabilir. İdrar akışında eskisi gibi tazyik olmaması, kesik kesik işeme, idrara başlamak için uzun süre bekleme ve ıkınma zorunluluğu dokunun yaptığı mekanik baskının en somut sonuçlarıdır. Tuvaletten çıktıktan sonra bile içeride idrar kalmış hissinin devam etmesi veya iç çamaşırına istemsizce damlama olması mesane boynundaki ciddi tıkanıklığa işaret eder ve müdahale gerekliliğini ortaya koyar.

Prostat Hastalıkları Teşhisinde Hangi Modern Yöntemler Kullanılır?

Hastalığın durumunu anlamak için klinik değerlendirme, hastanın tıbbi öyküsünün çok detaylı bir şekilde dinlenmesiyle başlar. Şikayetlerin günlük yaşama etkisi anlaşıldıktan sonra tanısal aşamalara geçilir. Burada hedef sadece prostatın büyüdüğünü saptamak değildir. Aynı zamanda bu doku artışının niteliğini, idrar torbasına ne kadar zarar verdiğini, boşaltım sisteminin neresinde tıkanıklık yarattığını ve böbrek fonksiyonlarını tehlikeye atıp atmadığını objektif verilerle görmektir. Doğru bir teşhis için tek bir laboratuvar testine bağlı kalınmaz; birden fazla testin sonucu birleştirilerek hastanın anatomik durumuna uygun bir harita çıkarılır.

Kullandığımız en temel tanı ve değerlendirme araçları aşağıdaki gibidir:

  • Muayene
  • Kan
  • Ultrasonografi
  • Üroflowmetri
  • Biyopsi

Doktor tarafından yapılan fiziksel muayene, prostatın kıvamı ve yüzey yapısı hakkında cihazların veremediği çok değerli dokunsal bilgileri saniyeler içinde sağlar. Kanda bakılan prostat spesifik antijen proteini, yaşa ve dokunun hacmine göre dikkatlice yorumlanır. İdrar akım hızının ölçüldüğü üroflowmetri testinde, hastanın özel sensörlü bir cihaza idrarını yapması istenir ve bilgisayar idrarın akış profilini saniye saniye çizer. Bu test tıkanıklığın ne kadar şiddetli olduğunu rakamsal olarak ortaya koyar. İşeme işlemi bittikten sonra ultrasonografi cihazı ile mesanede kalan idrar miktarının tespiti yapılır. İçeride yüksek miktarda idrar kalması böbreklere doğru bir geri kaçış tehlikesi yaratabileceği için durum mutlaka ciddiye alınır.

İyi Huylu Prostat Hastalıkları Medikal İlaç Tedavileri Nelerdir?

Hastalığın henüz ilerlemediği, şikayetlerin günlük hayatı tamamen durdurmadığı ve böbrek sağlığının risk altında olmadığı durumlarda ilk seçenek olarak medikal tedavi uygulanır. İlaç tedavilerinde öncelikli amaç prostatın kendi içindeki düz kas dokusunu ve mesane boynundaki gerginliği azaltarak idrar kanalındaki yüksek basıncı düşürmektir. Bu amaçla alfa bloker grubu ilaçlar kullanılır. Bu ilaçlar kullanıldıkları ilk günlerden itibaren kasları gevşeterek hastaya çok hızlı bir rahatlama hissi verir. Kanal genişlediği için idrar çok daha rahat dışarı atılır. Ancak bu moleküller prostatın hücre sayısını veya hacimsel büyüklüğünü değiştirmez, sadece sıvı çıkış yolunu mekanik olarak açar.

Prostat hacminin çok büyük olduğu hastalarda ise doğrudan hormonların hücresel etkileşimine müdahale eden farklı bir ilaç grubu kullanılır. Beş alfa redüktaz inhibitörleri olarak bilinen bu ilaçlar, hücrelerin sürekli bölünüp çoğalmasına neden olan sinyalleri keser. Bu ilaçların düzenli kullanımıyla doku yavaş yavaş küçülür. Gerekirse bu farklı mekanizmalar birleştirilip aynı anda uygulanır. Böylece hem idrar kanalı kasların gevşemesiyle anında genişler hem de uzun vadede dokunun kendisi hücresel olarak küçülür. Ayrıca sertleşme sorunu yaşayan hastalara düşük dozda verilen destekleyici özel ilaçlar her iki probleme birden çözüm üreterek yaşam kalitesini korur.

HoLEP Cerrahi Yöntemi Prostat Hastalıkları Tedavisine Neler Kattı?

İlaçların yetersiz kaldığı veya prostatın artık böbreklere zarar verecek kadar kanalı şiddetli tıkadığı durumlarda modern cerrahi müdahale devreye girer. Eskiden karın bölgesi kesilerek yapılan uzun ve zorlu açık ameliyatlar artık yavaş yavaş tarihe karışmaktadır. Holmium lazer teknolojisi kullanılarak yapılan enükleasyon yöntemi, iyi huylu doku büyümelerinin tedavisinde günümüzde ulaşılan en ileri ve etkili noktadır. Hastanın vücudunda hiçbir dış kesi oluşturulmadan, tamamen doğal idrar yolundan yüksek çözünürlüklü kameralı ince aletlerle girilerek gerçekleştirilir. İçerideki büyümüş olan doku, lazer enerjisi kullanılarak etrafındaki sert kapsülden tıpkı bir meyvenin içinin kabuğundan çıkarılması gibi tamamen sıyrılıp ayrıştırılır.

Lazer ışınının dokudaki etkisi çok yüzeyseldir, yüksek enerji derinlere inmez. Bu özel durum prostat kapsülünün hemen dışından geçen ve cinselliği sağlayan hassas sinir ağlarının ısıdan zarar görmesini tamamen engeller. Kapsülden ayrılan devasa büyüklükteki iyi huylu doku bütün halinde idrar torbasının boşluğuna itilir. Ardından özel bir teknolojik cihaz yardımıyla mesane içerisindeki bu doku saniyeler içinde çok küçük parçalara ayrılarak sıvı yardımıyla güvenle vücut dışına vakumlanır. Lazer enerjisi kesme işlemini yaparken aynı anda kan damarlarını da mühürlediği için ameliyat sırasındaki kanama miktarı son derece düşüktür. Bu sayede kan sulandırıcı kullanmak zorunda olan kronik kalp hastaları bile güvenle ve sorunsuzca bu operasyonu geçirebilirler.

Rezūm Su Buharı Teknolojisi Hangi Prostat Hastalıkları İçin Uygundur?

Genel anesteziden tamamen kaçınmak isteyen ve büyük operasyonlardan çekinen hastalar için su buharı teknolojisi oldukça yenilikçi ve popüler bir alternatiftir. Özellikle üreme yeteneğini ve boşalma fonksiyonlarını hiçbir şekilde kaybetmek istemeyen genç ve orta yaş grubu hastalar için son derece ideal bir yöntem olarak karşımıza çıkar. Bu modern tedavi yaklaşımında dokuyu kesip dışarı almak yerine su buharının enerjisiyle dokunun kendi kendine küçülmesini sağlamak hedeflenir. Radyofrekans enerjisi kullanılarak steril su saniyeler içinde yüksek ısıda buhara dönüştürülür ve idrar yolundan girilerek çok ince bir iğne yardımıyla doğrudan hedef prostat dokusunun tam merkezine zerk edilir.

Doku hücreleri arasına büyük bir hızla yayılan bu sıcak su buharı, hücre zarlarını anında tahrip ederek hücrelerin kalıcı olarak canlılığını yitirmesine neden olur. İşlem süresi on ila on beş dakika gibi inanılmaz kısa bir süredir. Hasta hastanede yatmaya gerek duymadan işlemi tamamlar ve aynı gün evine dinlenmeye döner. Buhar sayesinde canlılığını yitiren hedef hücreler, vücudun kendi hücresel savunma sistemi tarafından aylar içerisinde yavaş yavaş emilerek vücuttan atılır. Bu nedenle işlemin idrar akışını rahatlatması ve maksimum anatomik faydanın görülmesi üç ila altı ay civarını bulur. Cinsel fonksiyonlara yan etkisinin neredeyse hiç olmaması hastalar açısından bu yöntemin en büyük tercih edilme sebebidir.

Prostatit Olarak Bilinen Prostat Hastalıkları Kategorileri Nelerdir?

Sadece çok ileri yaşlardaki erkekleri etkilediği zannedilen prostat bezi, aslında genç yetişkinlerin de çok sık sorun yaşadığı, yaşam kalitesini oldukça düşüren iltihabi hastalıklara sahip bir organdır. Prostat dokusunun iltihaplanması olarak bilinen bu geniş yelpazeli durum hastaların hayat konforunu kronik kalp hastalıkları kadar derinden sarsabilir. Bakterilerin yol açtığı ve aniden gelişen şiddetli ateşli enfeksiyonların yanı sıra hiçbir bakteri saptanamamasına rağmen yıllarca aralıksız sürebilen pelvik ağrı sendromları da bu iltihap hastalığı yelpazesinin çok önemli bir parçasıdır. Prostatın anatomik sıkı yapısı gereği ilaçların doku içine yüksek oranda nüfuz etmesi oldukça zorlu bir süreçtir.

Başlıca hastalık grupları şunlardır:

  • Bakteriyel
  • Tekrarlayan
  • Ağrılı
  • Semptomsuz

Aniden başlayan yüksek ateş, şiddetli titreme ve idrar yapamama şikayetleriyle acil servislere başvuru gerektiren tablolar akut bakteri kaynaklı enfeksiyonlardır ve zaman kaybetmeden damar yoluyla güçlü bir şekilde tedavi edilirler. Aylar süren ve sürekli tekrar tekrar ortaya çıkan idrar yolu enfeksiyonları ise dokunun derinliklerine yerleşmiş dirençli bakteriyel durumları gösterir. En sık karşılaşılan pelvik ağrı sendromunda ise laboratuvar kültürlerinde hiçbir mikrop bulunmaz. Buna rağmen hasta kasıklarında, testislerinde ve pelvik taban bölgesinde sürekli, yıpratıcı ve sinir bozucu bir ağrı yaşar. Bu hasta grubunda bitkisel kökenli rahatlatıcı destekler, pelvik taban kaslarını gevşeten klinik egzersizler ve stresten uzaklaşma stratejileri ilaçlar kadar büyük bir öneme sahiptir.

Prostat Kanseri Olarak Bilinen Prostat Hastalıkları Risk Faktörleri Nelerdir?

Erkeklerde en sık rastlanan kötü huylu durumların başında gelen bu hastalık, prostat dokusundaki hücrelerin genetik DNA şifrelerinin bozularak kontrolsüz bir şekilde bölünmeye ve çoğalmaya başlamasıyla ortaya çıkar. Genellikle dokunun en dış kısmı olan periferik zonda sessizce başlayan bu hücresel değişim, hastalığın ilk evrelerinde idrar yoluna mekanik bir baskı yapmadığı için hiçbir fizyolojik belirti vermez. Yaş faktörü hastalığın ortaya çıkmasındaki tartışmasız en büyük temel etkendir. İnsan ömrü uzadıkça ve biyolojik yaş ilerledikçe hücrelerin kendini genetik düzeyde onarma mekanizmaları zayıflar.

Genetik miras hastalığı doğrudan etkiler. Babasında, amcasında veya erkek kardeşinde bu hastalık teşhis edilmiş kişilerin kendi genetik kodlarında da benzer mutasyon yatkınlıkları bulunabileceği için kanser gelişme riski çok daha yüksektir. Yağlı hayvansal beslenme alışkanlıklarının ve hareketsiz yaşam tarzının hücresel oksidatif stresi artırarak bu süreci hızlandırdığı düşünülmektedir. Sessiz seyreden ve sinsice ilerleyen doğası sebebiyle, özellikle genetik risk taşıyan sağlıklı bireylerin düzenli kan tahlilleriyle ve klinik muayenelerle periyodik olarak kontrol edilmesi tıp dünyasının en önemli kuralıdır. Erken bir tanı sayesinde hastalık henüz organın kapsülü dışına taşmadan hücre düzeyindeyken çok yüksek başarı oranlarıyla tamamen tedavi edilebilmektedir.

Prostat Hastalıkları Görüntüleme Yöntemleri Nelerdir?

Eski yıllarda kanser şüphesi yoğun olduğunda sadece basit ultrasonik ses dalgalarına bakarak dokunun çeşitli yerlerinden tamamen rastgele doku örnekleri alınırdı. Bu eski körleme yöntem hastalığın saklandığı bazı ufak ve kritik alanları kaçırabiliyor veya hastaya gereksiz yere defalarca tekrarlayan stresli işlemler yapılmasına neden olabiliyordu. Günümüzde ise multiparametrik manyetik rezonans cihazları sayesinde prostat dokusunun adeta yüksek çözünürlüklü ve detaylı hücresel bir haritası bilgisayar ortamında elde edilmektedir.

Kanserin yerini belirleyen teknolojik sekanslar şunlardır:

  • T2
  • Difüzyon
  • Kontrastlı
  • Dinamik

Manyetik rezonans görüntüleri dokunun bozulmamış anatomik yapısını, kanserli alanlarda artan agresif hücre yoğunluğunu ve bozulmuş olan anormal karmaşık damar yapılarını üç farklı boyutta sentezleyip analiz eder. Uzmanlar tarafından uluslararası skorlama sistemleriyle dijital olarak değerlendirilen bu görüntüler, yüksek riskli hücresel odakları milimetrik olarak haritada işaretler. Şüpheli bir alan kesin olarak bulunduğunda, bu yüksek çözünürlüklü harita ameliyathanedeki cihaza yüklenir. İki görüntünün üst üste mükemmel bir şekilde bindirildiği akıllı navigasyon sistemi sayesinde biyopsi iğnesi rastgele bölgelere değil yalnızca yoğun kanser sinyali veren o tehlikeli noktalara tam isabetle hedef alarak yönlendirilir. Enfeksiyon riskini neredeyse tamamen sıfırlamak için iğne makat bölgesinden değil doğrudan temiz olan perine bölgesindeki ciltten geçirilerek son derece güvenli bir şekilde uygulanır.

Kötü Huylu Prostat Hastalıkları İçin Yenilikçi Tedavi Alternatifleri Nelerdir?

Hastalık kesin olarak teşhis edildikten sonra uygulanacak olan tıbbi tedavi planı tamamen hastanın yaşına, tümörün hücresel yayılma hızına, genetik agresifliğine ve kişinin genel sağlık kapasitesine göre tamamen kişiye özel olarak şekillendirilir. Hastalığın seyri ve ilerleme karakteri her bireyde çok farklı hızlarda gerçekleşir.

Güncel tıbbın sunduğu başlıca tedavi yaklaşımları şunlardır:

  • İzlem
  • Robotik
  • Işın
  • Hormonal
  • Teranostik

Yavaş ilerleyen başlangıç evresi tümörlerde aktif izlem yaklaşımı benimsenir. Böylece hasta ağır cerrahinin yorucu yan etkilerinden uzun süre korunarak sadece düzenli aralıklarla çok yakından takip edilir. Hastalığın tümüyle organ içinde kaldığı ve kesin tedavi gerektiren durumlarda ise robotik cerrahi teknolojisi kullanılarak organın çevredeki hassas sinirlere en ufak bir zarar verilmeden tamamen çıkarılması hedeflenir. Hastalığın çevre yumuşak dokulara veya uzak kemiklere sıçradığı daha zorlu ileri durumlarda ise hassas radyoterapi ve vücuttaki besleyici hormonların seviyesini tamamen düşüren sistemik ilaç tedavileri birlikte uygulanır. Klasik tedavilere artık hiçbir şekilde yanıt vermeyen en inatçı vakalarda radyoaktif maddelerin laboratuvarda akıllı moleküllere bağlanarak damardan vücuda zerk edildiği teranostik tedaviler büyük umut ışığıdır. Bu akıllı radyoaktif moleküller sadece ve sadece kanser hücrelerini bulur ve yüzeylerine yapışarak onları hedefe yönelik olarak içeriden tahrip eder.

Sürekli İdrar (Çiş) Var Hissi ve Nedenleri?

Sürekli idrar (çiş) var hissi; mesane kasının istemsiz şekilde kasılması, idrar yolu enfeksiyonları, prostat büyümesi gibi mekanik baskılar veya sinir sistemiyle mesane arasındaki iletişim kopuklukları nedeniyle ortaya çıkar. Tıp literatüründe "üriner urgency" olarak bilinen bu durum mesane henüz boş...

Kesik Kesik, Damla Damla İdrar Yapma

Kesik kesik ve damla damla idrar yapma, prostat büyümesi veya pelvik kas zayıflığı nedeniyle mesanenin idrarı tek seferde boşaltamaması durumudur. Bu şikayetler, Kulak Burun Boğaz (KBB) pratiğinde sıklıkla reçete edilen soğuk algınlığı ilaçlarının yan etkileriyle hızla şiddetlenebilen ve yüz...

İdrar Tazyiki Neden Azalır?

İdrar tazyiki, idrar torbasını çevreleyen mesane kasının kasılma gücünü kaybetmesi veya idrarın vücuttan atıldığı kanal (üretra) üzerinde prostat büyümesi ve yapısal darlıklar gibi fiziksel tıkanıklıkların meydana gelmesi sebebiyle azalır. Alt üriner sistem disfonksiyonu çerçevesinde değerlendirilen bu tablo vücudun hidrolik...

Embolizasyon Tedavisi

Embolizasyon tedavisi, vücuttaki anormal kanamaları durdurmak veya yoğun kanlanan kitleleri küçültmek amacıyla, sorunlu damarların anjiyografi eşliğinde içeriden özel maddelerle güvenli bir şekilde tıkanması işlemidir. Kulak Burun Boğaz ve yüz estetik cerrahisinde sıklıkla başvurulan bu yenilikçi yöntem yüksek kanama riski...

Yazarın Diğer İçerikleri

Sürekli İdrar (Çiş) Var Hissi ve Nedenleri?

Sürekli idrar (çiş) var hissi; mesane kasının istemsiz şekilde kasılması, idrar yolu enfeksiyonları, prostat büyümesi gibi mekanik baskılar veya sinir sistemiyle mesane arasındaki iletişim kopuklukları nedeniyle ortaya çıkar. Tıp literatüründe "üriner urgency" olarak bilinen bu durum mesane henüz boş...

Kesik Kesik, Damla Damla İdrar Yapma

Kesik kesik ve damla damla idrar yapma, prostat büyümesi veya pelvik kas zayıflığı nedeniyle mesanenin idrarı tek seferde boşaltamaması durumudur. Bu şikayetler, Kulak Burun Boğaz (KBB) pratiğinde sıklıkla reçete edilen soğuk algınlığı ilaçlarının yan etkileriyle hızla şiddetlenebilen ve yüz...

İdrar Tazyiki Neden Azalır?

İdrar tazyiki, idrar torbasını çevreleyen mesane kasının kasılma gücünü kaybetmesi veya idrarın vücuttan atıldığı kanal (üretra) üzerinde prostat büyümesi ve yapısal darlıklar gibi fiziksel tıkanıklıkların meydana gelmesi sebebiyle azalır. Alt üriner sistem disfonksiyonu çerçevesinde değerlendirilen bu tablo vücudun hidrolik...