Meme cerrahisi, memede görülen iyi huylu ve kötü huylu hastalıkların tanı ve tedavisini kapsayan cerrahi uzmanlık alanıdır. Bu disiplin; kitle, ağrı, akıntı ve şekil bozukluğu gibi klinik durumların değerlendirilmesini ve gerekli cerrahi müdahalelerin planlanmasını içerir. Onkolojik ve rekonstrüktif yaklaşımlar birlikte ele alınır.
Meme cerrahisinin kapsamına giren hastalıklar arasında meme kanseri, fibroadenom, kist, intraduktal papillom ve mastit gibi patolojiler yer alır. Her hastalık, klinik bulgular ve görüntüleme sonuçlarına göre değerlendirilir. Cerrahi karar, hastalığın evresi, yayılım durumu ve hastanın genel sağlık koşulları dikkate alınarak verilir.
Meme kanseri cerrahisi uygulamaları, tümörün çıkarılması ve gerektiğinde koltuk altı lenf bezlerinin değerlendirilmesini kapsar. Meme koruyucu cerrahi veya mastektomi seçenekleri, tümörün boyutuna ve yayılımına göre belirlenir. Amaç, onkolojik güvenliği sağlarken estetik ve fonksiyonel bütünlüğü korumaktır.
Benign meme hastalıklarında cerrahi yaklaşım, semptomların şiddetine ve lezyonun özelliklerine göre planlanır. Ağrıya neden olan büyük kistler veya hızlı büyüyen kitleler cerrahi olarak çıkarılabilir. Ayrıca estetik meme cerrahisi işlemleri de fonksiyonel ve psikososyal gereksinimler doğrultusunda uygulanabilir.
| Bilmeniz Gerekenler | Bilgi |
| Meme Cerrahisi Nedir? | Meme cerrahisi; memenin iyi huylu (benign) ve kötü huylu (malign) hastalıklarının tanı, tedavi ve takibini kapsayan cerrahi bir uzmanlık alanıdır. Genel cerrahinin bir alt dalı olup özellikle meme kanseri başta olmak üzere meme dokusuna ait patolojilerin yönetimini içerir. |
| Kapsamı | Meme cerrahisi; kitlelerin değerlendirilmesi, biyopsi işlemleri, kanser cerrahisi, meme koruyucu cerrahi, mastektomi, sentinel lenf nodu biyopsisi ve aksiller diseksiyon gibi girişimleri kapsar. Ayrıca bazı benign lezyonların cerrahi tedavisi de bu alan içerisindedir. |
| Meme Kanseri | Meme cerrahisinin en önemli çalışma alanıdır. Tümörün evresine ve biyolojik özelliklerine göre meme koruyucu cerrahi (lumpektomi) veya mastektomi uygulanabilir. Gerektiğinde koltuk altı lenf nodlarına yönelik cerrahi işlemler yapılır. |
| İyi Huylu Meme Hastalıkları | Fibroadenom, kist, intraduktal papillom, yağ nekrozu ve mastit gibi benign durumlar meme cerrahisi kapsamında değerlendirilir. Bu hastalıklar genellikle izlem veya cerrahi eksizyon ile yönetilir. |
| Meme Enfeksiyonları ve Apse | Emzirme dönemine bağlı mastit ve meme apseleri cerrahi drenaj veya medikal tedavi gerektirebilir. İleri vakalarda cerrahi müdahale uygulanır. |
| Meme Travmaları | Meme dokusunda travmaya bağlı gelişen hematom, yağ nekrozu veya doku hasarları cerrahi değerlendirme ve tedavi gerektirebilir. |
| Tanısal İşlemler | Tru-cut biyopsi, ince iğne aspirasyon biyopsisi ve eksizyonel biyopsi gibi tanı yöntemleri meme cerrahisinin önemli bir parçasıdır. Bu işlemler kitlenin iyi veya kötü huylu olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılır. |
| Rekonstrüktif Yaklaşım | Meme kanseri sonrası mastektomi uygulanan hastalarda meme rekonstrüksiyonu plastik cerrahi ile iş birliği içinde planlanabilir. Bu süreç hastanın fiziksel ve psikososyal iyilik halini destekler. |
| Multidisipliner Yaklaşım | Meme cerrahisi; radyoloji, patoloji, medikal onkoloji, radyasyon onkolojisi ve plastik cerrahi ile koordineli çalışmayı gerektirir. Tedavi planı hastalığın evresi ve biyolojik özelliklerine göre bireyselleştirilir. |
| Takip Süreci | Cerrahi sonrası hastalar düzenli klinik muayene, görüntüleme yöntemleri ve gerekli laboratuvar testleri ile izlenir. Erken nüks tespiti ve komplikasyonların yönetimi açısından takip önemlidir. |
Meme Cerrahisinin Tıbbi Kapsamı
Meme cerrahisi, genel cerrahinin bir alt alanı olarak gelişmiştir. Özellikle meme kanseri yönetimi konusunda deneyim gerektirir. Ancak bu disiplin; memede ele gelen kitlelerin değerlendirilmesi, meme başı akıntısı, ağrı (mastodini), enfeksiyon (mastit) ve çeşitli iyi huylu tümörlerin tanı ve tedavisini de kapsar.
Meme dokusu; glandüler (salgı bezleri), yağ dokusu ve bağ dokusundan oluşur. Bu dokuların herhangi birinde gelişen yapısal değişiklikler klinik bulgu verebilir. Meme cerrahisinin temel amacı, bu değişikliklerin patofizyolojik nedenini ortaya koymak ve gerekli durumlarda cerrahi müdahale planlamaktır.
Meme Kanseri ve Cerrahi Yaklaşım
Meme cerrahisinin en önemli çalışma alanlarından biri meme kanseridir. Meme kanseri, meme epitel hücrelerinden kaynaklanan malign bir neoplazidir. Hücrelerin kontrolsüz çoğalması ve çevre dokulara invazyon potansiyeli hastalığın temel biyolojik özelliğidir.
Cerrahi tedavi, çoğu meme kanseri vakasında temel yaklaşımlardan biridir. Uygulanan yöntem; tümörün boyutuna, yerleşimine, biyolojik özelliklerine ve hastanın genel durumuna göre belirlenir. Günümüzde iki temel cerrahi yaklaşım öne çıkar:
- Meme koruyucu cerrahi (lumpektomi): Tümörlü dokunun, çevresinde güvenli cerrahi sınır bırakılarak çıkarılmasıdır.
- Mastektomi: Meme dokusunun tamamının alınmasını içeren cerrahi yöntemdir.
Bazı durumlarda koltuk altı lenf nodlarının değerlendirilmesi için sentinel lenf nodu biyopsisi veya aksiller diseksiyon uygulanabilir. Lenf nodu değerlendirmesi, hastalığın evresinin belirlenmesi açısından önemlidir.
Cerrahi tedavi genellikle medikal onkoloji ve radyasyon onkolojisi ile multidisipliner bir planlama çerçevesinde yürütülür. Hangi yöntemin uygun olduğu, her hasta için ayrı değerlendirilir.
İyi Huylu Meme Hastalıkları
Memede saptanan her kitle kanser anlamına gelmez. Aksine, memedeki lezyonların büyük bir kısmı benign karakterdedir.
Fibroadenom
Fibroadenom, genç yaş grubunda sık görülen, iyi sınırlı ve genellikle ağrısız kitlelerdir. Glandüler ve stromal dokunun birlikte proliferasyonu sonucu oluşur. Çoğu zaman ultrasonografi ile değerlendirilir. Belirli büyüklüğün üzerindeki veya hızlı büyüyen fibroadenomlarda cerrahi çıkarım gündeme gelebilir.
Meme Kistleri
Meme kistleri, sıvı içerikli yapılardır. Hormonal dalgalanmalara bağlı gelişebilirler. Genellikle ultrason ile ayırt edilir. Semptomatik kistlerde aspirasyon (ince iğne ile boşaltma) uygulanabilir.
İntraduktal Papillom
Süt kanalları içinde gelişen iyi huylu oluşumlardır. En sık meme başı akıntısı ile belirti verirler. Tanı sürecinde görüntüleme yöntemleri ve biyopsi kullanılabilir.
Bu lezyonların çoğu yaşamı tehdit edici değildir; ancak ayırıcı tanı yapılmadan kesin yorum yapmak mümkün değildir. Bu nedenle memede ele gelen her yeni oluşum uzman değerlendirmesi gerektirir.
Meme Enfeksiyonları ve Enflamatuar Durumlar
Mastit, meme dokusunun enflamasyonu anlamına gelir. Özellikle emzirme döneminde görülen laktasyonel mastit sık karşılaşılan bir durumdur. Bakteriyel enfeksiyon sonucu gelişebilir ve ağrı, kızarıklık, ısı artışı gibi belirtilerle ortaya çıkar.
Tedavi genellikle antibiyotik ve destekleyici yöntemleri içerir. Ancak apse oluşumu söz konusuysa cerrahi drenaj gerekebilir. Enfeksiyon belirtileri hızla ilerliyorsa gecikmeden tıbbi değerlendirme yapılmalıdır.
Meme Başına Ait Sorunlar
Meme başı akıntısı, retraksiyon (içe çekilme) veya cilt değişiklikleri klinik açıdan önemlidir. Özellikle tek taraflı ve kanlı akıntılar detaylı inceleme gerektirir.
Bazı nadir durumlarda Paget hastalığı gibi meme başını etkileyen malign tablolar görülebilir. Bu nedenle ciltte egzama benzeri ancak geçmeyen lezyonlar mutlaka değerlendirilmelidir.
Tanı Süreci Nasıl İlerler?
Meme cerrahisinde doğru tanı, sistematik bir değerlendirme ile konur. Bu süreç genellikle üçlü değerlendirme (triple assessment) olarak adlandırılır:
- Klinik muayene: Memede ele gelen kitle, cilt değişiklikleri ve lenf nodlarının değerlendirilmesi.
- Görüntüleme yöntemleri: Mamografi, ultrasonografi ve gerektiğinde manyetik rezonans görüntüleme (MR).
- Patolojik inceleme: İnce iğne aspirasyon biyopsisi, tru-cut biyopsi veya cerrahi biyopsi.
Bu üç basamak birlikte ele alınır. Görüntüleme sonuçları BI-RADS sınıflamasına göre raporlanır ve risk düzeyine göre ileri inceleme planlanır.
Tanı süreci kişiye özgüdür. Hastanın yaşı, aile öyküsü, genetik risk faktörleri (örneğin BRCA mutasyonları) ve klinik bulgular dikkate alınır.
Meme Cerrahisinde Rekonstrüksiyon
Bazı hastalarda mastektomi sonrası meme rekonstrüksiyonu gündeme gelebilir. Rekonstrüksiyon; silikon implantlar veya hastanın kendi dokusu kullanılarak yapılabilir. Amaç estetik görünümü iyileştirmek ve psikososyal uyumu desteklemektir.
Rekonstrüksiyonun zamanlaması (eş zamanlı veya gecikmeli) ve yöntemi, hastanın genel durumu ve onkolojik planlamaya göre belirlenir. Her hasta için uygun yaklaşım farklı olabilir.
Hangi Durumlarda Meme Cerrahisine Başvurulmalıdır?
Aşağıdaki durumlarda bir genel cerrahi uzmanına başvurulması önerilir:
- Memede yeni fark edilen kitle
- Tek taraflı meme başı akıntısı
- Meme cildinde portakal kabuğu görünümü
- Meme başında içe çekilme
- Uzun süredir geçmeyen ağrı
- Ailede meme kanseri öyküsü bulunan kişilerde tarama gereksinimi
Erken değerlendirme, olası hastalıkların erken evrede saptanmasına yardımcı olabilir. Ancak her belirti ciddi bir hastalık anlamına gelmez. Klinik değerlendirme yapılmadan kesin yorumda bulunmak doğru değildir.

