Pazartesi, Şubat 23, 2026

Dermatoloji Nedir? Hangi Hastalıklara...

Dermatoloji, deri, saç, tırnak ve mukozalara ait hastalıkların tanı ve tedavisiyle ilgilenen tıp...

El Cerrahisi Nedir? Hangi...

El cerrahisi, el ve üst ekstremite bölgesinde görülen doğumsal, travmatik ve dejeneratif hastalıkların...

Pedodonti (Çocuk Diş Hekimliği)...

Pedodonti (Çocuk Diş Hekimliği), 0–13 yaş arası çocukların ağız ve diş sağlığının korunması,...

Fetal ekokardiyografi nedir?

Fetal ekokardiyografi, gebelik sürecinde fetüsün kalp yapısını ve fonksiyonlarını ayrıntılı olarak değerlendirmek amacıyla...
Ana SayfaHastalıklarKardiyolojiKardiyoloji Nedir ve...

Kardiyoloji Nedir ve Hangi Hastalıklarla İlgilenir?

Kardiyoloji, kalp ve dolaşım sistemi hastalıklarının tanı, tedavi ve takibi ile ilgilenen tıp dalıdır. Bu branş; kalbin yapısal bozuklukları, ritim düzensizlikleri ve damar hastalıklarının değerlendirilmesini kapsar. Kardiyologlar, klinik muayene, elektrokardiyografi ve görüntüleme yöntemleri ile kapsamlı inceleme yapar.

Kardiyoloji hangi hastalıklara bakar sorusu, en sık koroner arter hastalığı üzerinden yanıtlanır. Damar daralması ve tıkanıklık sonucu gelişen göğüs ağrısı, kalp krizi ve ani kardiyak olaylar bu alanın temel konularıdır. Erken tanı, risk faktörlerinin kontrolü ve uygun tedavi planlaması hayati önem taşır.

Kalp ritim bozuklukları tedavisi, kardiyolojinin önemli çalışma alanlarından biridir. Aritmi olarak tanımlanan bu durumlar; çarpıntı, bayılma ve nefes darlığı gibi belirtilerle ortaya çıkabilir. Holter monitörizasyonu, elektrofizyolojik çalışma ve ablasyon gibi yöntemlerle tanı ve tedavi uygulanır.

Kalp yetersizliği ve hipertansiyon yönetimi, kronik kardiyovasküler hastalıkların kontrolünde kritik rol oynar. Kalbin pompa gücünün azalması ile gelişen kalp yetersizliği, multidisipliner yaklaşım gerektirir. Tansiyon yüksekliği ise düzenli takip ve ilaç tedavisi ile komplikasyonlardan korunmayı sağlar.

Bilmeniz Gerekenler Bilgi
Kardiyolojinin Tanımı Kardiyoloji, kalp ve dolaşım sistemi (kardiyovasküler sistem) hastalıklarının tanı, tedavi ve takibi ile ilgilenen tıp dalıdır. Kalp kası, kalp kapakçıkları, kalp ritmi, koroner damarlar ve büyük damar hastalıklarını kapsar.
İncelenen Organ ve Sistemler Kalp (miyokard), kalp kapakları (mitral, aort, triküspit, pulmoner), koroner arterler, perikard (kalp zarı), büyük damarlar (aorta ve ana dalları) ve sistemik dolaşım kardiyolojinin temel inceleme alanlarını oluşturur.
Koroner Arter Hastalığı Kalbi besleyen damarların daralması veya tıkanması sonucu gelişir. Anjina (göğüs ağrısı) ve miyokard enfarktüsü (kalp krizi) gibi klinik tablolarla seyreder.
Kalp Yetmezliği Kalbin vücudun ihtiyaç duyduğu kanı yeterli miktarda pompalayamaması durumudur. Nefes darlığı, çabuk yorulma ve ödem gibi belirtilerle ortaya çıkar.
Kalp Kapak Hastalıkları Kalp kapaklarının daralması (stenoz) veya yetersizliği (regürjitasyon) sonucu kan akışında bozulma meydana gelir. Doğumsal veya sonradan gelişebilir.
Aritmiler (Ritim Bozuklukları) Kalbin normal ritminin bozulmasıdır. Taşikardi, bradikardi, atriyal fibrilasyon ve ventriküler aritmiler en sık görülen ritim bozukluklarıdır.
Hipertansiyon Kan basıncının normal değerlerin üzerinde seyretmesidir. Uzun vadede kalp, böbrek ve damar hasarına yol açabilir.
Kardiyomiyopatiler Kalp kasının yapısal veya fonksiyonel bozukluklarıdır. Dilate, hipertrofik ve restriktif tipleri bulunmaktadır.
Doğumsal Kalp Hastalıkları Doğumdan itibaren mevcut olan kalp ve damar anomalileridir. Septal defektler ve kapak anomalileri en sık görülen örneklerdir.
Perikard Hastalıkları Kalbi çevreleyen zarın iltihabı (perikardit) veya sıvı birikimi (perikardiyal efüzyon) gibi durumları kapsar.
Büyük Damar Hastalıkları Aort anevrizması ve aort diseksiyonu gibi hayati risk taşıyan damar hastalıkları kardiyolojinin ilgi alanındadır.
Tanı Yöntemleri Elektrokardiyografi (EKG), ekokardiyografi (EKO), efor testi, Holter monitörizasyonu, kardiyak MR, BT anjiyografi ve koroner anjiyografi gibi yöntemler kullanılır.
Tedavi Yaklaşımları İlaç tedavisi, yaşam tarzı düzenlemeleri, girişimsel işlemler (anjiyoplasti, stent uygulaması) ve gerektiğinde cerrahi müdahaleler kardiyolojik tedavi yöntemleridir.
Koruyucu Kardiyoloji Risk faktörlerinin (sigara, obezite, diyabet, yüksek kolesterol) kontrol altına alınması ile kalp hastalıklarının önlenmesini amaçlayan yaklaşımdır.

Kardiyoloji Hangi Organ ve Yapıları Kapsar?

Kardiyoloji temel olarak kalp kası (miyokard), kalp kapakçıkları, kalbin elektriksel iletim sistemi ve büyük damarlarla ilgilenir. Aynı zamanda atardamar (arter), toplardamar (ven) ve kılcal damarları da içeren dolaşım sisteminin önemli bölümleri bu branşın değerlendirme alanına girer.

Kalbin dört odacıklı yapısı ve kapak sistemleri, kanın doğru yönde ve uygun basınçla ilerlemesini sağlar. Bu düzenin bozulması durumunda dolaşım yetersizlikleri, ritim problemleri veya yapısal kalp hastalıkları ortaya çıkabilir. Kardiyologlar, bu bozuklukların nedenlerini araştırır ve uygun tanısal süreci planlar.

En Sık Görülen Kardiyolojik Hastalıklar

Kardiyoloji pratiğinde en sık karşılaşılan hastalıkların başında koroner arter hastalığı gelir. Koroner arterler, kalp kasını besleyen damarlardır. Bu damarlarda ateroskleroz (damar sertliği) adı verilen süreçle plak birikimi oluşabilir. Aterosklerotik plaklar damar lümenini daraltarak miyokardın oksijen ihtiyacını karşılayamaz hale getirir. Bu durum göğüs ağrısı (anjina pektoris) veya kalp krizi (miyokard enfarktüsü) ile sonuçlanabilir.

Hipertansiyon (yüksek tansiyon) da kardiyolojinin temel ilgi alanlarından biridir. Sürekli yüksek seyreden kan basıncı, kalp kasında kalınlaşmaya (sol ventrikül hipertrofisi) ve uzun vadede kalp yetersizliğine yol açabilir. Aynı zamanda inme ve böbrek hastalıkları için de önemli bir risk faktörüdür.

Kalp yetersizliği, kalbin dokulara yeterli kan pompalayamaması durumudur. Bu tablo genellikle nefes darlığı, çabuk yorulma ve bacaklarda ödem gibi belirtilerle kendini gösterir. Patofizyolojik olarak kalp kasının kasılma gücünde azalma veya gevşeme fonksiyonunda bozulma söz konusu olabilir.

Ritim bozuklukları (aritmiler) ise kalbin elektriksel iletim sistemindeki düzensizliklerden kaynaklanır. Çarpıntı, bayılma hissi veya düzensiz nabız şeklinde fark edilebilir. Atriyal fibrilasyon gibi bazı aritmiler, inme riskini artırabileceği için dikkatle değerlendirilir.

Kalp kapak hastalıkları, doğumsal kalp anomalileri ve kardiyomiyopatiler (kalp kası hastalıkları) de kardiyolojinin kapsamı içindedir. Bu hastalıkların her biri farklı mekanizmalarla gelişir ve bireysel değerlendirme gerektirir.

Kardiyolojik Belirtiler Nelerdir?

Kardiyovasküler hastalıklar çoğu zaman belirli semptomlarla kendini gösterir. Göğüs ağrısı, özellikle eforla artan ve dinlenmekle azalan tarzda ise koroner arter hastalığını düşündürebilir. Ancak her göğüs ağrısının kalp kaynaklı olmadığı unutulmamalıdır.

Nefes darlığı (dispne), çarpıntı, bayılma (senkop), ayak bileklerinde şişlik ve ani gelişen halsizlik de kardiyolojik değerlendirme gerektirebilecek bulgulardır. Bu belirtilerin şiddeti ve süresi, altta yatan mekanizma hakkında ipuçları verir.

Ani başlayan, şiddetli göğüs ağrısı, soğuk terleme ve bulantı gibi belirtiler acil değerlendirme gerektirir. Bu tür durumlarda zaman kaybı ciddi sonuçlara yol açabilir.

Kardiyolojide Tanı Süreci Nasıl İlerler?

Kardiyolojik değerlendirme ayrıntılı bir anamnez (hasta öyküsü) ile başlar. Hastanın şikayetleri, risk faktörleri (sigara kullanımı, diyabet, aile öyküsü, obezite vb.) ve mevcut hastalıkları sorgulanır. Ardından fizik muayene ile kalp sesleri, nabız ve kan basıncı değerlendirilir.

Elektrokardiyografi (EKG), kalbin elektriksel aktivitesini kaydeden temel bir testtir. Ritim bozuklukları ve bazı iskemi bulguları bu yöntemle saptanabilir. Ekokardiyografi (EKO) ise ultrason temelli bir görüntüleme yöntemidir ve kalbin yapısal özelliklerini, kapak fonksiyonlarını ve pompa gücünü gösterir.

Gerektiğinde efor testi, Holter monitörizasyonu (24 saatlik ritim kaydı), kardiyak MR veya bilgisayarlı tomografi gibi ileri görüntüleme yöntemlerine başvurulabilir. Koroner anjiyografi ise damar içi görüntüleme sağlayarak koroner arterlerdeki darlıkların doğrudan değerlendirilmesine olanak tanır.

Tanı sürecinde laboratuvar testleri de önemli yer tutar. Kolesterol düzeyleri, kan şekeri, kardiyak enzimler ve diğer biyokimyasal parametreler risk değerlendirmesinde kullanılır.

Kardiyolojik Tedavi Yaklaşımları Nelerdir?

Tedavi planı, hastalığın türüne, şiddetine ve hastanın genel sağlık durumuna göre belirlenir. Kardiyolojide tedavi; yaşam tarzı düzenlemeleri, farmakolojik (ilaç) tedaviler ve girişimsel işlemler olmak üzere üç ana başlıkta ele alınabilir.

Yaşam tarzı değişiklikleri; dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite, sigaranın bırakılması ve kilo kontrolünü içerir. Bu önlemler birçok kardiyovasküler hastalıkta temel yaklaşımın parçasıdır.

İlaç tedavileri arasında antihipertansifler (tansiyon düşürücüler), antikoagülanlar (kan sulandırıcılar), antiaritmikler ve kolesterol düşürücü ajanlar yer alabilir. Her ilacın kullanım kararı bireysel risk–fayda değerlendirmesine dayanır.

Bazı durumlarda anjiyoplasti ve stent uygulaması gibi girişimsel kardiyoloji işlemleri gerekebilir. İleri yapısal bozukluklarda cerrahi tedaviler gündeme gelebilir. Ancak hangi yöntemin uygun olduğu, ayrıntılı kardiyolojik değerlendirme sonrasında belirlenir.

Hangi Durumlarda Kardiyoloji Uzmanına Başvurulmalıdır?

Sürekli veya tekrarlayan göğüs ağrısı, açıklanamayan nefes darlığı, çarpıntı, ani bayılma atakları ve kontrolsüz hipertansiyon varlığında kardiyoloji değerlendirmesi önerilir. Ayrıca diyabet, yüksek kolesterol veya ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü bulunan bireylerde düzenli kontroller önem taşır.

Belirti olmasa dahi, belirli risk faktörlerine sahip kişilerde periyodik kardiyovasküler değerlendirme erken tanı açısından faydalı olabilir. Ancak her bireyin risk profili farklıdır ve takip sıklığı kişisel özelliklere göre belirlenmelidir.

Girişimsel Kardiyoloji Nedir?

Girişimsel kardiyoloji, kalp ve damar hastalıklarının cerrahiye gerek kalmadan kateter temelli yöntemlerle tanı ve tedavisini sağlayan bir kardiyoloji alt dalıdır. Bu alan, özellikle koroner arter hastalığı başta olmak üzere yapısal kalp bozukluklarının minimal invaziv tekniklerle yönetilmesini amaçlar. Girişimsel kardiyoloji yöntemleri,...

Aort Kapak Darlığı Dereceleri

Aort kapak darlığı dereceleri, kapak açıklığının daralma düzeyine göre hafif, orta ve ciddi (ileri) olmak üzere sınıflandırılır. Bu sınıflandırma; ekokardiyografi ile ölçülen kapak açıklığı (cm²) ve kan akım hızına göre belirlenir. Doğru derecelendirme, tedavi planı açısından kritiktir. Hafif aort darlığında...

Kolesterol Düşürücü İlaçlar Tansiyonu da Düşürür Mü?

Kolesterol düşürücü ilaçlar tansiyonu da düşürebilir; ancak bu etki ilacın türüne ve kişinin genel sağlık durumuna bağlıdır. Özellikle statin grubu ilaçlar, damar yapısını iyileştirerek dolaylı yoldan kan basıncında hafif düşüşe neden olabilir. Bu etki, primer tansiyon tedavisi yerine geçmez. Statinlerin...

Bypass Ameliyatı Sonrası Hastalar Nelere Dikkat Etmelidir?

Bypass ameliyatı sonrası hastaların dikkat etmesi gereken en önemli unsurlar arasında yaşam tarzı değişiklikleri, düzenli ilaç kullanımı ve doktor kontrollerine uyum yer alır. Ameliyat sonrası dönemde kalbin korunması için fiziksel, beslenme ve psikolojik faktörler dengelenmelidir. İyileşme sürecinde sigara, alkol ve...

Yazarın Diğer İçerikleri

Kolesterol Düşürücü İlaçlar Tansiyonu da Düşürür Mü?

Kolesterol düşürücü ilaçlar tansiyonu da düşürebilir; ancak bu etki ilacın türüne ve kişinin genel sağlık durumuna bağlıdır. Özellikle statin grubu ilaçlar, damar yapısını iyileştirerek dolaylı yoldan kan basıncında hafif düşüşe neden olabilir. Bu etki, primer tansiyon tedavisi yerine geçmez. Statinlerin...

Kardiyoloji ve Kalp Damar Cerrahisi Arasındaki Fark Nedir?

Kardiyoloji ve kalp damar cerrahisi, kalp ve damar hastalıklarının tanı ve tedavisinde görev alan iki farklı tıbbi disiplindir. Kardiyoloji ilaçla tedavi ve girişimsel işlemlerle ilgilenirken, kalp damar cerrahisi açık veya kapalı ameliyatlar yapar. Her iki branş birbiriyle yakın çalışır. Kardiyoloji...

Gençlerde Hipertansiyon Görülür Mü?

Genç yaşta yüksek tansiyon (hipertansiyon) olur mu diye merak eden pek çok insan var. Toplumda sıkça "Hipertansiyon zaten yaşlı hastalığı değil mi?" şeklinde bir kanı hâkim. Oysa bu durum, tıpkı beklenmedik bir misafir gibi, genç bedenleri de ziyaret edebiliyor....