Göz hastalıkları, görme organını ve yardımcı yapılarını etkileyen doğuştan ya da sonradan gelişen patolojik durumların tümünü kapsar. Bu hastalıklar; retina, kornea, lens, optik sinir ve göz kapağı gibi dokularda fonksiyon kaybına yol açarak görme kalitesini azaltabilir ve ilerlediğinde kalıcı hasara neden olabilir.
Göz hastalıkları belirtileri; bulanık görme, çift görme, göz ağrısı, kızarıklık, sulanma ve ışığa hassasiyet gibi klinik bulgularla ortaya çıkar. Belirtilerin süresi ve şiddeti hastalığın türüne göre değişiklik gösterir. Erken dönemde fark edilen semptomlar, kalıcı görme kaybının önlenmesi açısından önemlidir.
Göz hastalıkları türleri arasında miyopi, hipermetropi ve astigmat gibi kırma kusurları; katarakt, glokom ve makula dejenerasyonu gibi ilerleyici hastalıklar yer alır. Ayrıca enfeksiyonlar, alerjik tablolar ve sistemik hastalıklara bağlı göz tutulumları da bu kapsamda değerlendirilir.
Göz hastalıklarında tanı ve tedavi yöntemleri; detaylı göz muayenesi, görme keskinliği testleri ve görüntüleme teknikleri ile planlanır. Tedavi seçenekleri hastalığın niteliğine göre gözlük, ilaç tedavisi, lazer uygulamaları veya cerrahi girişimleri içerebilir. Düzenli kontrol, komplikasyon riskini azaltır.
| Bilmeniz Gerekenler | Bilgi |
| Tanım | Göz hastalıkları; göz küresi, retina, kornea, lens, optik sinir, göz kasları, göz kapakları ve gözyaşı bezleri gibi görme sistemini oluşturan yapıların işlev bozuklukları veya yapısal hastalıklarını kapsayan geniş bir tıbbi alanı ifade eder. |
| Kapsam | Doğuştan (konjenital), enfeksiyöz, dejeneratif, travmatik, otoimmün, metabolik veya yaşa bağlı olarak gelişebilen tüm göz ve görme sistemi hastalıklarını içerir. |
| Refraksiyon Kusurları | Miyopi (uzağı net görememe), hipermetropi (yakını net görememe), astigmatizma (bulanık ve çarpık görme) ve presbiyopi (yaşa bağlı yakın görme kaybı) en sık görülen görme kusurlarıdır. |
| Katarakt | Göz merceğinin saydamlığını kaybetmesi sonucu oluşur. Bulanık görme, ışık hassasiyeti ve gece görüş azalması ile karakterizedir. Genellikle yaşa bağlıdır ancak travma, diyabet veya doğuştan nedenlerle de gelişebilir. |
| Glokom | Göz içi basıncının artışı sonucu optik sinirde hasar oluşmasıdır. Erken dönemde belirti vermeyebilir; ilerlediğinde görme alanı kaybına yol açabilir ve tedavi edilmezse kalıcı körlük gelişebilir. |
| Retina Hastalıkları | Retina dekolmanı, diyabetik retinopati, makula dejenerasyonu (sarı nokta hastalığı) ve retina damar tıkanıklıkları bu gruptadır. Görme kaybına yol açabilen ciddi hastalıklardır. |
| Makula Dejenerasyonu | Özellikle ileri yaşta görülür. Merkezi görmede azalma ve düz çizgileri eğri görme gibi belirtiler oluşturur. Kuru ve yaş tipleri bulunmaktadır. |
| Diyabetik Retinopati | Diyabete bağlı olarak retina damarlarında hasar gelişmesidir. İleri evrelerde kanama ve görme kaybı oluşabilir. |
| Konjonktivit | Halk arasında “göz nezlesi” olarak bilinir. Bakteriyel, viral veya alerjik nedenlerle oluşabilir. Kızarıklık, sulanma ve çapaklanma ile seyreder. |
| Keratit | Kornea iltihabıdır. Enfeksiyon, kontakt lens kullanımı veya travma sonrası gelişebilir. Ağrı, ışık hassasiyeti ve görme azalması yapabilir. |
| Göz Kuruluğu | Gözyaşı üretiminin azalması veya kalitesinin bozulması sonucu oluşur. Yanma, batma ve yabancı cisim hissi ile karakterizedir. |
| Şaşılık | Gözlerin paralel olmaması durumudur. Çocukluk çağında sık görülür ve erken tedavi edilmezse görme tembelliğine yol açabilir. |
| Ambliyopi (Göz Tembelliği) | Bir gözün yeterince kullanılmaması sonucu görme gelişiminin tamamlanamamasıdır. Genellikle çocukluk döneminde ortaya çıkar. |
| Üveit | Gözün orta tabakasının iltihabıdır. Otoimmün hastalıklar veya enfeksiyonlar ile ilişkili olabilir. Ağrı, kızarıklık ve görme bulanıklığı yapabilir. |
| Blefarit | Göz kapaklarının iltihabıdır. Kaşıntı, yanma ve kirpik diplerinde kabuklanma görülür. Kronik seyredebilir. |
| Göz Tümörleri | İyi huylu veya kötü huylu olabilir. Retinoblastom (çocukluk çağı), melanom (erişkinlerde) gibi türleri vardır. |
| Travmatik Göz Yaralanmaları | Kimyasal yanıklar, delici-kesici yaralanmalar veya künt travmalar sonucu oluşabilir. Acil müdahale gerektirir. |
| Tanı Yöntemleri | Görme keskinliği ölçümü, biyomikroskopik muayene, göz içi basınç ölçümü, fundus muayenesi, optik koherens tomografi (OCT), görme alanı testi ve ultrasonografi kullanılabilir. |
| Risk Faktörleri | İleri yaş, diyabet, hipertansiyon, genetik yatkınlık, sigara kullanımı, uzun süreli ekran maruziyeti ve travmalar önemli risk faktörleridir. |
| Korunma | Düzenli göz muayenesi, kronik hastalıkların kontrolü, UV korumalı gözlük kullanımı, hijyen kurallarına dikkat edilmesi ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları koruyucu önlemler arasındadır. |
Gözün Anatomik Yapısı ve Hastalıkların Oluşum Mekanizması
Göz; kornea, lens (göz merceği), retina, vitreus ve optik sinir gibi karmaşık yapılardan oluşur. Görme süreci, ışığın kornea ve lensten kırılarak retinaya ulaşması ve burada fotoreseptör hücreler (çubuk ve koni hücreleri) aracılığıyla sinirsel uyarıya dönüştürülmesi ile gerçekleşir. Bu sinyaller optik sinir aracılığıyla beyne iletilir.
Herhangi bir anatomik yapıda meydana gelen bozukluk, enfeksiyon, dejenerasyon veya dolaşım problemi görme fonksiyonunu etkileyebilir. Örneğin korneadaki saydamlık kaybı görme bulanıklığına, retinadaki hasar görme alanı kaybına, optik sinir basısı ise kalıcı görme azalmasına yol açabilir. Bu nedenle göz hastalıkları, yalnızca “görme bozukluğu” olarak değil, altta yatan yapısal ve fizyolojik değişiklikler çerçevesinde değerlendirilir.
Refraksiyon Kusurları (Kırma Kusurları)
Toplumda en sık karşılaşılan göz problemleri refraksiyon kusurlarıdır. Miyopi (uzağı net görememe), hipermetropi (yakını net görememe), astigmatizma (görmenin hem yakın hem uzak mesafede bulanık olması) ve presbiyopi (yaşa bağlı yakını görememe) bu gruba girer.
Bu durumlarda temel sorun, ışığın retinaya doğru odaklanamamasıdır. Örneğin miyopide görüntü retinanın önünde, hipermetropide arkasında oluşur. Presbiyopi ise lensin elastikiyet kaybına bağlı gelişir. Refraksiyon kusurları genellikle gözlük, kontakt lens veya uygun hastalarda cerrahi yöntemlerle düzeltilebilir; ancak hangi yöntemin uygun olduğu bireysel değerlendirme gerektirir.
Katarakt
Katarakt, göz merceğinin saydamlığını kaybetmesiyle karakterize bir durumdur. En sık nedeni yaşlanmadır; ancak diyabet, travma, uzun süreli kortikosteroid kullanımı ve bazı genetik faktörler de risk oluşturabilir.
Lensin opaklaşması, ışığın retinaya yeterli şekilde ulaşmasını engeller. Hastalar genellikle bulanık görme, ışık hassasiyeti ve gece görme zorluğundan şikâyet eder. Katarakt ilerleyici bir süreçtir. Tanı, göz muayenesi ve biyomikroskopik değerlendirme ile konur. Tedavi prensibi cerrahidir; ancak cerrahi zamanlaması hastanın görme düzeyi ve günlük yaşam etkilenmesine göre planlanır.
Glokom (Göz Tansiyonu)
Glokom, genellikle göz içi basıncının (intraoküler basınç) artışı sonucu optik sinirde hasar gelişmesiyle karakterizedir. Ancak bazı hastalarda normal basınç değerlerinde de optik sinir hasarı görülebilir. Bu durum, optik nöropati olarak adlandırılır.
Glokom çoğu zaman erken dönemde belirti vermez. Görme alanı kaybı sinsi şekilde ilerleyebilir. Bu nedenle düzenli göz muayenesi önemlidir. Tanıda göz içi basınç ölçümü, optik sinir başı değerlendirmesi ve görme alanı testleri kullanılır. Tedavi; ilaçlar, lazer uygulamaları veya cerrahi yöntemleri içerebilir. Amaç, optik sinir hasarının ilerlemesini yavaşlatmaktır.
Retina Hastalıkları
Retina, görmenin merkezinde yer alan ışığa duyarlı tabakadır. Retina hastalıkları ciddi görme kaybına yol açabilen durumlardır.
Yaşa bağlı makula dejenerasyonu (sarı nokta hastalığı), özellikle ileri yaşta merkezi görmeyi etkileyen bir dejeneratif süreçtir. Diyabetik retinopati ise diyabetin retina damarlarında oluşturduğu hasar sonucu gelişir. Retina dekolmanı (retina ayrılması) ise ani görme kaybına neden olabilen acil bir durumdur.
Retina hastalıklarında tanı için optik koherens tomografi (OCT), fundus anjiyografi ve detaylı göz dibi muayenesi gibi yöntemler kullanılır. Tedavi yaklaşımı, hastalığın tipine ve evresine göre değişir; enjeksiyon tedavileri, lazer uygulamaları veya cerrahi müdahaleler gündeme gelebilir.
Kornea ve Ön Segment Hastalıkları
Kornea; gözün en dış tabakasında yer alan saydam yapıdır. Enfeksiyonlar (keratit), alerjik reaksiyonlar, travmalar ve dejeneratif hastalıklar korneayı etkileyebilir. Kuru göz sendromu (oküler yüzey hastalığı) da sık görülen bir durumdur ve gözyaşı üretiminde azalma veya gözyaşı kalitesinde bozulma ile ilişkilidir.
Bu hastalarda batma, yanma, kızarıklık ve bulanık görme gibi belirtiler görülebilir. Tanı genellikle klinik muayene ile konur; gerekli durumlarda gözyaşı testleri ve topografi gibi ileri incelemeler yapılabilir.
Çocukluk Çağı Göz Hastalıkları
Çocuklarda görülen şaşılık (strabismus), ambliyopi (göz tembelliği) ve konjenital katarakt gibi hastalıklar erken dönemde fark edilmediğinde kalıcı görme kaybına yol açabilir. Bu nedenle çocukluk döneminde düzenli göz kontrolleri önemlidir.
Ambliyopi, bir gözün yeterince kullanılmaması sonucu görme gelişiminin geri kalmasıdır. Erken tanı, tedavi başarısı açısından belirleyici olabilir. Ailelerin göz kayması, baş eğme, televizyona çok yaklaşma gibi belirtilere dikkat etmesi önerilir.
Sistemik Hastalıkların Göze Etkisi
Diyabet, hipertansiyon, romatolojik hastalıklar ve bazı nörolojik durumlar göz sağlığını etkileyebilir. Göz, birçok sistemik hastalığın ilk bulgularının görülebildiği organlardan biridir. Bu nedenle göz muayenesi yalnızca görme değerlendirmesi değil, genel sağlık açısından da önemli ipuçları sunabilir.
Tanı Süreci Nasıl İlerler?
Göz hastalıklarının tanısında ayrıntılı hasta öyküsü (anamnez) büyük önem taşır. Görme keskinliği ölçümü, biyomikroskopi, göz içi basınç ölçümü, göz dibi muayenesi ve gerektiğinde görüntüleme yöntemleri kullanılır. Hangi testlerin gerekli olduğu, hastanın şikâyetine ve klinik bulgularına göre belirlenir.
Her görme bulanıklığı aynı nedene bağlı değildir. Bu nedenle kendi kendine yorum yapmak yerine uzman değerlendirmesi önem taşır.
Ne Zaman Uzman Görüşü Alınmalıdır?
Ani görme kaybı, ışık çakmaları, görme alanında kararma, şiddetli göz ağrısı ve travma sonrası görme değişiklikleri acil değerlendirme gerektirir. Ayrıca diyabet, hipertansiyon veya ailesinde glokom öyküsü bulunan bireylerin düzenli kontrol yaptırması önerilir.
Göz hastalıkları geniş ve çok yönlü bir alanı kapsar. Her hastalık farklı bir patofizyolojik mekanizmaya dayanır ve tedavi yaklaşımı bireysel özelliklere göre planlanır. Bu nedenle doğru tanı ve uygun takip için göz hastalıkları uzmanı tarafından yapılan kapsamlı değerlendirme temel esastır. Erken farkındalık ve düzenli kontroller, birçok göz hastalığında görme fonksiyonunun korunmasına katkı sağlayabilir.

