Endokrin cerrahisi, hormon salgılayan bezlerin cerrahi tedavisini kapsayan tıbbi bir uzmanlık alanıdır. Tiroid, paratiroid, adrenal bezler ve pankreasın endokrin tümörleri bu alanın temel çalışma konularını oluşturur. Hormon dengesizliklerine yol açan hastalıkların tanı ve cerrahi yönetimi multidisipliner yaklaşımla planlanır.
Tiroid cerrahisi hangi hastalıkları kapsar sorusu, en sık nodüler guatr, tiroid kanseri ve hipertiroidi gibi durumları içerir. Tiroid bezinde saptanan iyi huylu ya da kötü huylu nodüller, bası semptomları veya hormonal bozukluk varlığında cerrahi olarak çıkarılabilir. Ameliyat kararı klinik ve radyolojik bulgulara göre verilir.
Paratiroid hastalıkları ve cerrahi tedavisi, özellikle primer hiperparatiroidi nedeniyle gelişen kalsiyum yüksekliği durumlarında uygulanır. Aşırı parathormon salgısı kemik erimesi, böbrek taşı ve nöromüsküler semptomlara yol açabilir. Cerrahi girişimle anormal bezin çıkarılması kalıcı tedavi sağlar.
Adrenal bez ve pankreas nöroendokrin tümörleri, hormon fazlalığına veya kitle etkisine bağlı klinik tablolar oluşturabilir. Cushing sendromu, feokromositoma ve insülinoma gibi hastalıklar endokrin cerrahisinin kapsamındadır. Bu tümörlerin cerrahisi ileri görüntüleme ve deneyimli ekip gerektirir.
| Bilmeniz Gerekenler | Bilgi |
| Endokrin Cerrahisinin Tanımı | Endokrin cerrahisi, hormon üreten bezlerin (endokrin bezler) hastalıklarının cerrahi tedavisi ile ilgilenen genel cerrahinin bir alt dalıdır. Bu alan; tiroid, paratiroid, böbreküstü bezleri (adrenal bezler), pankreasın endokrin kısmı ve bazı nöroendokrin tümörlerin cerrahi yönetimini kapsar. |
| Endokrin Sistem Nedir? | Endokrin sistem; metabolizma, büyüme, gelişme, üreme, kan basıncı ve elektrolit dengesi gibi hayati fonksiyonları düzenleyen hormonları salgılayan bezlerden oluşur. Bu sistemde meydana gelen yapısal veya fonksiyonel bozukluklar cerrahi müdahale gerektirebilir. |
| En Sık Cerrahi Uygulanan Organ | En sık cerrahi girişim uygulanan organ tiroid bezidir. Tiroid nodülleri, tiroid kanseri ve hipertiroidi gibi durumlarda cerrahi tedavi ön plana çıkar. |
| Tiroid Hastalıkları | Tiroid nodülleri, multinodüler guatr, hipertiroidi (Graves hastalığı dahil), tiroid kanseri (papiller, foliküler, medüller, anaplastik tipler) ve büyük guatrın solunum ya da yutma güçlüğüne neden olduğu durumlar endokrin cerrahisinin kapsamındadır. |
| Paratiroid Hastalıkları | Hiperparatiroidi (primer, sekonder veya tersiyer), paratiroid adenomu, paratiroid hiperplazisi ve nadiren paratiroid kanseri cerrahi tedavi gerektirebilir. Bu hastalıklar genellikle kalsiyum metabolizması bozuklukları ile ilişkilidir. |
| Adrenal (Böbreküstü) Bezi Hastalıkları | Adrenal bez tümörleri (iyi huylu veya kötü huylu), feokromositoma, Cushing sendromu, Conn sendromu (primer hiperaldosteronizm) ve hormon aktif kitleler endokrin cerrahisi kapsamında değerlendirilir. |
| Pankreasın Endokrin Tümörleri | İnsülinoma, gastrinoma, glukagonoma gibi hormon salgılayan pankreas nöroendokrin tümörleri ile diğer fonksiyonel veya non-fonksiyonel nöroendokrin tümörler cerrahi tedavi gerektirebilir. |
| Nöroendokrin Tümörler | Sindirim sistemi ve diğer organlarda gelişebilen, hormon üretebilen veya üretmeyebilen nöroendokrin tümörler endokrin cerrahisinin ilgi alanına girer. Tedavi planı tümörün tipi, yayılımı ve hormonal aktivitesine göre belirlenir. |
| Cerrahi Yöntemler | Açık cerrahi, minimal invaziv cerrahi ve laparoskopik yöntemler kullanılabilir. Tiroid ve paratiroid cerrahilerinde sinir monitorizasyonu gibi teknolojiler uygulanabilir. Adrenal cerrahiler genellikle laparoskopik yöntemle yapılır. |
| Multidisipliner Yaklaşım | Endokrin cerrahisi; endokrinoloji, radyoloji, nükleer tıp, patoloji ve anesteziyoloji uzmanları ile birlikte multidisipliner bir yaklaşımla yürütülür. Tanı, ameliyat kararı ve takip süreci bu ekip çalışması ile planlanır. |
| Cerrahi Endikasyonlar | Hormon aşırı üretimi, kanser şüphesi veya tanısı, büyük kitlelerin bası belirtileri oluşturması ve medikal tedaviye yanıt alınamaması cerrahi müdahale gerektirebilir. |
| Ameliyat Sonrası Takip | Ameliyat sonrası dönemde hormon düzeyleri düzenli olarak takip edilir. Gerekli durumlarda hormon replasman tedavisi uygulanabilir. Uzun dönem izlem, hastalığın tipine göre planlanır. |
Endokrin Sistem ve Cerrahi Yaklaşımın Temeli
Endokrin sistem; tiroid bezi, paratiroid bezleri, böbreküstü (adrenal) bezler, pankreasın endokrin kısmı ve bazı nöroendokrin dokuları kapsar. Bu bezler doğrudan kana hormon salgılar. Hormonlar; metabolizma, büyüme, kalsiyum dengesi, stres yanıtı ve kan şekeri kontrolü gibi yaşamsal süreçleri düzenler.
Endokrin cerrahisi, bu bezlerde gelişen nodüller, tümörler, fonksiyon bozuklukları ve bazı yapısal anormalliklerin cerrahi tedavisini planlar ve uygular. Cerrahi karar, çoğu zaman endokrinoloji uzmanı ile multidisipliner değerlendirme sonucunda verilir. Her hormonal bozukluk ameliyat gerektirmez; bu nedenle hasta bazlı değerlendirme esastır.
Tiroid Bezi Hastalıkları ve Cerrahisi
Tiroid bezi, boynun ön kısmında yer alır ve metabolizmayı düzenleyen tiroksin (T4) ve triiyodotironin (T3) hormonlarını üretir. Endokrin cerrahisinin en sık ilgilendiği alan tiroid hastalıklarıdır.
Tiroid Nodülleri
Tiroid nodülü, bez içinde gelişen sınırlı kitlelerdir. Toplumda oldukça yaygındır ve çoğu iyi huyludur. Ancak bazı nodüller malignite (kanser) riski taşıyabilir. Tanı sürecinde:
- Fizik muayene
- Ultrasonografi
- İnce iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB)
- Gerekli durumlarda kan testleri
kullanılır.
Cerrahi, kanser şüphesi olan, büyüyen, bası semptomu oluşturan (yutma güçlüğü, nefes darlığı gibi) veya kozmetik sorun yaratan nodüllerde gündeme gelebilir.
Tiroid Kanseri
Tiroid kanserleri genellikle yavaş seyirli olmakla birlikte, alt tipine göre davranışı değişebilir. Papiller, foliküler, medüller ve anaplastik tipleri bulunur. Tedavide çoğunlukla total tiroidektomi (tiroid bezinin tamamen çıkarılması) veya lobektomi (bir lobun çıkarılması) uygulanır. Cerrahi sonrası bazı hastalarda radyoaktif iyot tedavisi planlanabilir.
Cerrahi sırasında ses tellerini hareket ettiren rekürren laringeal sinir ve paratiroid bezlerinin korunması büyük önem taşır. Bu nedenle operasyon deneyimli merkezlerde yapılmalıdır.
Hipertiroidi ve Graves Hastalığı
Hipertiroidi, tiroid hormonlarının aşırı üretildiği durumdur. Graves hastalığı otoimmün kökenli bir hipertiroidi nedenidir. Çarpıntı, kilo kaybı, sinirlilik, ısı intoleransı gibi belirtiler görülebilir.
İlaç tedavisi veya radyoaktif iyot tedavisine rağmen kontrol altına alınamayan ya da ciddi yan etkiler gelişen hastalarda cerrahi bir seçenek olarak değerlendirilebilir. Ancak her hipertiroidi hastası için ameliyat gerekli değildir.
Paratiroid Hastalıkları
Paratiroid bezleri, tiroidin arkasında yer alan ve parathormon (PTH) salgılayan küçük bezlerdir. Bu hormon, kalsiyum-fosfor dengesini düzenler.
Hiperparatiroidi
Primer hiperparatiroidi, genellikle paratiroid adenomuna (iyi huylu tümör) bağlı olarak gelişir. Kandaki kalsiyum düzeyi yükselir (hiperkalsemi). Hastalarda:
- Kemik ağrısı
- Böbrek taşı
- Halsizlik
- Sindirim sistemi şikâyetleri
görülebilir.
Tanıda kan testleri (kalsiyum, PTH düzeyi), ultrasonografi ve sintigrafi gibi görüntüleme yöntemleri kullanılır. Uygun hastalarda cerrahi tedavi kalıcı çözüm sağlayabilir. Ancak ameliyat kararı; hastanın yaşı, kemik yoğunluğu, böbrek fonksiyonu ve semptom durumuna göre verilir.
Adrenal (Böbreküstü) Bez Hastalıkları
Adrenal bezler; kortizol, aldosteron ve adrenalin gibi hormonları üretir. Bu bezlerde gelişen kitleler hormon salgılayabilir veya tesadüfen saptanabilir (adrenal insidentaloma).
Cushing Sendromu
Kortizol hormonunun aşırı üretimi Cushing sendromuna yol açar. Yüzde yuvarlaklaşma, karın bölgesinde yağlanma, cilt incelmesi ve hipertansiyon gibi belirtiler görülebilir. Eğer neden adrenal kaynaklı bir tümör ise cerrahi tedavi planlanabilir.
Feokromositoma
Adrenal bezin medulla kısmından köken alan ve katekolamin (adrenalin, noradrenalin) salgılayan tümörlerdir. Ani tansiyon yükselmeleri, çarpıntı ve baş ağrısı atakları görülebilir. Tanı biyokimyasal testler ve görüntüleme ile konur. Cerrahi tedavi öncesi dikkatli medikal hazırlık gerektirir.
Adrenal cerrahiler genellikle laparoskopik (kapalı) yöntemle yapılabilir; ancak tümörün boyutu ve özellikleri cerrahi yaklaşımı belirler.
Nöroendokrin Tümörler ve Pankreasın Endokrin Hastalıkları
Pankreasın endokrin hücrelerinden köken alan nöroendokrin tümörler nadir görülür. İnsülinoma, gastrinoma gibi hormon salgılayan alt tipleri vardır. Örneğin insülinoma, hipoglisemi (kan şekeri düşüklüğü) ataklarına neden olabilir.
Tanı süreci biyokimyasal testler, görüntüleme yöntemleri (BT, MR, endoskopik ultrasonografi) ve bazı özel taramalarla yapılır. Cerrahi, tümörün tipine, yayılımına ve hastanın genel durumuna göre planlanır.
Tanı ve Değerlendirme Süreci
Endokrin cerrahisinde karar verme süreci ayrıntılı bir değerlendirme gerektirir. Bu süreçte:
- Ayrıntılı hasta öyküsü
- Fizik muayene
- Hormon düzeylerini gösteren kan testleri
- Ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi (BT), manyetik rezonans (MR)
- Gerektiğinde biyopsi
kullanılır.
Çoğu hastalıkta endokrinoloji, radyoloji, patoloji ve anestezi uzmanlarının yer aldığı multidisipliner yaklaşım önemlidir. Cerrahi, genellikle medikal tedavinin yetersiz kaldığı veya malignite şüphesi bulunan durumlarda gündeme gelir.
Cerrahi Sonrası Süreç
Endokrin bezlerin çıkarılması, hormon dengesini doğrudan etkileyebilir. Örneğin total tiroidektomi sonrası hastaların ömür boyu tiroid hormonu replasman tedavisi kullanması gerekir. Paratiroid cerrahisi sonrası kalsiyum düzeyleri yakından izlenir.
Bu nedenle ameliyat sonrası takip, en az cerrahinin kendisi kadar önemlidir. Hormon düzeyleri düzenli aralıklarla kontrol edilir ve gerektiğinde tedavi düzenlenir.
Hangi Durumlarda Uzman Değerlendirmesi Gereklidir?
Boyunda ele gelen kitle, açıklanamayan kilo değişiklikleri, tekrarlayan böbrek taşları, ani tansiyon atakları, dirençli hipertiroidi bulguları gibi durumlarda endokrin sistem kaynaklı bir sorun olasılığı değerlendirilmelidir. Ancak bu belirtiler birçok farklı hastalıkla ilişkili olabilir; kesin tanı için uzman muayenesi şarttır.
Endokrin cerrahisi, hormon üreten bezlerin hastalıklarında seçilmiş vakalarda etkili bir tedavi seçeneği sunar. Bununla birlikte her hastalık için ameliyat gerekli değildir ve her cerrahi karar bireysel klinik değerlendirme sonucunda verilmelidir. Hastaların, belirtilerini ciddiye alarak ilgili branş uzmanına başvurması, doğru tanı ve uygun tedavi planlaması açısından önem taşır.

