Aort kapak darlığı dereceleri, kapak açıklığının daralma düzeyine göre hafif, orta ve ciddi (ileri) olmak üzere sınıflandırılır. Bu sınıflandırma; ekokardiyografi ile ölçülen kapak açıklığı (cm²) ve kan akım hızına göre belirlenir. Doğru derecelendirme, tedavi planı açısından kritiktir.
Hafif aort darlığında kapak açıklığı genellikle 1.5–2.0 cm² arasında, kan akımı hızı ise 2.6–2.9 m/s arasındadır. Bu evrede hastalar genellikle belirti göstermez ve düzenli takip yeterlidir. Ancak darlığın ilerleme ihtimali göz önünde bulundurulmalıdır.
Orta derecede aort stenozunda açıklık 1.0–1.5 cm²’ye düşer ve kan akım hızı 3.0–4.0 m/s’ye ulaşabilir. Bu aşamada eforla gelen göğüs ağrısı, halsizlik veya nefes darlığı gibi belirtiler görülebilir. Müdahale gerekliliği, semptomlara ve kalp fonksiyonlarına bağlıdır.
Ciddi aort darlığında kapak açıklığı <1.0 cm²’ye iner, kan akım hızı >4.0 m/s olur. Bu evre, kalp yetmezliği ve ani kardiyak olay riski taşıdığı için cerrahi ya da transkateter kapak değişimi (TAVI) gibi girişimsel tedavilerin gündeme gelmesi gerekir.
Aort Kapak Darlığı Nedir?
Aort kapağı, kalpten çıkan oksijenli kanın vücuda düzenli şekilde iletilmesini sağlar. Bu kapakta daralma oluştuğunda, kalp kanı pompalamak için normalden daha fazla efor harcar. Zamanla bu durum kalp kasında kalınlaşmaya ve kalbin iş yükünün artmasına neden olabilir.
Aort kapak darlığı genellikle yaşa bağlı kireçlenme, doğuştan kapak yapısındaki farklılıklar veya romatizmal hastalıklar sonrası gelişebilir. Süreç yavaş ilerlediği için hastalık çoğu zaman rutin kontroller sırasında fark edilir.
Aort Kapak Darlığı Dereceleri Neye Göre Belirlenir?
Aort kapak darlığının derecesi, genellikle ekokardiyografi (kalp ultrasonu) ile değerlendirilir. Bu incelemede kapağın açıklık alanı, kapaktan geçen kanın hızı ve kalp üzerindeki basınç farkları dikkate alınır. Elde edilen veriler doğrultusunda darlık; hafif, orta veya ileri (şiddetli) olarak sınıflandırılır.
Bu derecelendirme yalnızca sayısal ölçümlere değil, hastanın şikâyetlerine ve genel sağlık durumuna göre de yorumlanır. Aynı ölçümlere sahip iki farklı kişide klinik tablo farklı olabilir.
Hafif Dereceli Aort Kapak Darlığı
Hafif aort kapak darlığında kapak açıklığı büyük ölçüde korunmuştur ve kalbin pompalama gücü genellikle etkilenmez. Bu evrede çoğu kişi herhangi bir belirti hissetmez ve günlük yaşamına normal şekilde devam eder.
Hastalar genellikle tanıyı rutin kalp muayenesi sırasında duyduklarında şaşırır. Hafif darlık, acil bir müdahale gerektirmez; ancak düzenli takip önemlidir. Zamanla darlığın ilerleyip ilerlemediği, belirli aralıklarla yapılan kontrollerle izlenir.
Bu aşamada sağlıklı yaşam alışkanlıkları, kalp sağlığını desteklemek açısından önem taşır. Ancak hangi önlemlerin uygun olduğu mutlaka hekim değerlendirmesiyle belirlenmelidir.
Orta Dereceli Aort Kapak Darlığı
Orta dereceli aort kapak darlığında, kapaktan geçen kan akımı daha belirgin şekilde kısıtlanmıştır. Bu dönemde bazı kişiler eforla çabuk yorulma, merdiven çıkarken nefes darlığı veya göğüste baskı hissi yaşayabilir.
Belirtiler her hastada aynı şiddette görülmeyebilir. Bazı kişiler hâlâ günlük aktivitelerini rahatlıkla sürdürebilirken, bazıları efor kapasitesinde azalma fark edebilir. Bu nedenle yalnızca şikâyetlere bakılarak kesin bir yargıya varmak mümkün değildir.
Orta dereceli darlık, daha yakın takip gerektirir. Kalp üzerindeki yük artmaya başladığı için, hekimin önerdiği kontrol aralıklarına uymak önemlidir. Bu süreçte, hastanın yaşı, eşlik eden başka kalp hastalıkları ve genel durumu değerlendirmede belirleyici olur.
İleri (Şiddetli) Aort Kapak Darlığı
İleri dereceli aort kapak darlığı, kapağın ciddi şekilde daraldığı ve kalbin kanı vücuda göndermekte zorlandığı evredir. Bu aşamada belirtiler genellikle daha belirgin hâle gelir. Nefes darlığı, göğüs ağrısı, baş dönmesi veya bayılma hissi sık karşılaşılan yakınmalar arasındadır.
Bazı hastalar, eskiden rahatça yaptıkları aktiviteleri artık sürdüremediklerini fark eder. Günlük yaşam kalitesi belirgin şekilde etkilenebilir. Bu belirtiler, kalbin artan iş yüküne bağlı olarak ortaya çıkar.
İleri dereceli darlıkta, yalnızca ölçüm sonuçları değil hastanın şikâyetleri de büyük önem taşır. Bu evrede izlem ve tedavi planı kişiye özel olarak değerlendirilir. Hangi yaklaşımın uygun olacağı; hastanın genel sağlık durumu, yaşı ve eşlik eden hastalıklarına göre belirlenir.
Aort Kapak Darlığı Dereceleri Zamanla Değişir mi?
Aort kapak darlığı ilerleyici bir hastalık olabilir. Hafif veya orta derecede olan bir darlık, yıllar içinde ileri evreye ulaşabilir. Ancak bu ilerleme hızı her kişide aynı değildir.
Bazı hastalarda darlık uzun süre sabit kalabilirken, bazılarında daha hızlı bir değişim görülebilir. Bu nedenle “şu an hafif” ya da “orta” olarak tanımlanan bir durum, düzenli takip edilmediğinde gözden kaçabilir.
Takip sıklığı, darlığın derecesine ve hastanın klinik durumuna göre belirlenir. Bu süreçte ortaya çıkan yeni belirtiler mutlaka hekimle paylaşılmalıdır.
Belirtiler Dereceyle Her Zaman Uyumlu mudur?
Aort kapak darlığında belirtiler ile darlığın derecesi her zaman birebir örtüşmeyebilir. Bazı kişiler ileri dereceli darlığa rağmen uzun süre belirgin şikâyet yaşamazken, bazıları daha erken evrede yakınmalar hissedebilir.
Bu durum, kalbin uyum kapasitesi ve kişinin genel sağlık durumu ile ilişkilidir. Bu nedenle yalnızca hissedilen belirtilere bakarak darlığın derecesini tahmin etmek doğru olmaz. Görüntüleme yöntemleri ve uzman değerlendirmesi sürecin temelini oluşturur.
Ne Zaman Uzman Değerlendirmesi Gerekir?
Eforla artan nefes darlığı, göğüs ağrısı, baş dönmesi veya bayılma gibi şikâyetler aort kapak darlığı açısından mutlaka değerlendirilmelidir. Daha önce hafif veya orta derecede darlık tanısı almış kişilerin bu tür belirtileri ciddiye alması önemlidir.
Ayrıca kontrol zamanı gelmeden önce ortaya çıkan yeni yakınmalar, darlığın ilerlemiş olabileceğini düşündürebilir. Bu gibi durumlarda klinik karar, kişiye özel değerlendirme ile verilir.

